Direkt Üriner Sistem Grafisi
Direkt üriner sistem grafisi (DÜSG) en basit üroradyolojik görüntüleme yöntemidir ve radyografik muayenenin ilk ve en sık kullanılanıdır. Böbrekler, üreterler ve mesanenin boyutları, şekil ve pozisyonu hakkında fikir verir. Yumuşak doku kitlelerinin, şekil bozukluklarının ve radyo opak taşların saptanmasına yardımcı olur.
Ürografi (İntravenöz Pyelografi – VİP)
DÜSG’den sonra en sık kullanılan görüntüleme yöntemidir. Bu yöntem iki taraflı böbrek fonksiyonları, böbreklerin, üreterlerin ve mesanenin pozisyonu, büyüklüğü ve şekil bozuklukları hakkında fikir verir.
Retrograt Pyelografi (RGP)
Redrograf pyelografi, sistoskop aracılığıyla, üretere yerleştirilen kateterden az miktarda (5 – 8 ml) kontrast madde verilerek film çekilmesidir. Bu yolla böbreğin anotomik boşlukları görüntülenir.
Sistografi
Sistografide mesaneye kateterle kontrast madde verilerek film çekilir. Mesanenin büyüklüğü, şekli, obstrüksiyona bağlı mesane adelesindeki değişiklikler ve vezikoüreteral reflü değerlendirilebilir.
Renal Anjiyografi
Rapyoopak kontrast madde kullanarak böbrek damarlarının görüntülenmesidir.
Kalp Cerrahisinde Tanı İşlemleri
Kalp Kateterizasyonu: Kalp ve damar boşluklarına ince bir kateter sokularak kalbin yapı ve fonksiyonlarının, kapakların ve dolaşım sisteminin incelenmesi işlemidir. Kateterizasyon genellikle, kalp hastalıklarını tanılamak, kalbin yapı ve fonksiyonlarını bozan durumlar hakkında karar vermek; konjenital (doğumsal) anomalleri saptamak; kalp ameliyatı öncesi durumu değerlendirmek; kalp boşluklarının, aort ve pulmoner arterin basınçlarını ölçmek; kalp boşluklarının oksijen konsantrasyonlarını ölçmek; kardiyak outputu belirlemek amacıyla yapılır.
İşlem Öncesi Hastanın Hazırlığı
• İşlem hakkında hastaya bilgi verilir. İşlemin yapılacağı yer, ekibin giysilerinin özelliği açıklanır
• Kateterin giriş yerine lokal anestezi yapılacağı için ağrı hissetmeyeceği ya da çok az ağrısı olabileceği, bir – üç saat kadar hareketsiz yatmaya bağlı bazı sıkıntıları olabileceği, radyoopak madde verilirse yanma hissedebileceği söylenir
• Alerjileri olup olmadığı araştırılır
• Hasta, işlem sırasında kusma ve aspirasyonu önlemek için işlemden 6 – 8 saat önceden aç bırakılır
• İşlemden sonra karşılaştırabilmek için, işlem öncesi hastanın periferik nabızlarına bakılır ve kaydedilir
• Kateter giriş yeri antiseptik solusyonla yıkanır ve tıraş edilir
• Hastanın protezleri varsa çıkarılır ve premedikasyonu yapılarak kateter odasına gönderilir
İşlemden Sonra Hasta Bakımı
Komplikasyonların önlenmesi ve erken tanınması bu dönem için temel hedeflerdir.
• İlk bir saat yaşam bulguları 15 dakikada bir alınır. Daha sonra hastanın durumuna göre zaman ayarlaması yapılır
• Kateterin sokulduğu ekstremite işlemden sonra hareketsiz tutulmalıdır. Antekübital damardan girildiyse kol, kol tahtası ile tespit edilir. Femoral arterden girildiyse o bacak kıvrılmaz, düz tutulur. Hasta en az 6 – 12 saat mutlak yatak istirahatına alınır ve hastanın başı yükseltilmez
• Kateter giriş bölgesindeki basınçlı salgılar kanama açısından kontrol edilir ve gerekirse kum torbasıyla desteklenir
• Lokal ağrı, hematom oluşması açısından önemli bir bulgudur. Bu nedenle hastaya ağrısı olursa ve artarsa mutlaka haber vermesi söylenir
• Hasta göğüs ağrısı ve aritmi yönünden izlenir
• Radyoopak madde verildiyse böbreklerle atımını hızlandırmak için hastanın sıvı alması sağlanır. Ayrıca radyoopak madde alerjisi açısından hastada bulantı, kusma, kızarıklık izlenir
• Kateterle girilen ekstremitede, uyuşukluk, renk, ısı değişikliği izlenmeli ve periferik nabızlara bakılmalıdır. Emboli belirti ve bulguları varsa gerekli girişim için hekime haber verilmelidir.
Anjiyokardiyografi: Kalp kateterizasyonu sırasında radyoopak madde verilerek seri halde film çekilmesi işlemidir. Bu işlem sayesinde kalp kapaklarının ve büyük damarların durumu kontrol edilebilir, konjenital septal defektler tanınabilir, koroner arter kalfikasyonları görülebilir ve kalp cerrahisi öncesi gerekli yapı ve fonksiyon değerlendirmeleri yapılabilir.
Kalp kateterizasyonu sırasında radyoopak madde doğrudan koroner artere enjekte edilirse bu işleme “koroner anjiyografi” denir.
“Sineanjiyografi”, gerektiğinde tekrar incelenebilmesi için kalp kateterizasyonu işleminin filme alınmasıdır.
Elektrokardiyografi (EKG): Miyokardın depolarizasyonu ve repolarizasyonu esnasında meydana gelen elektriksel impulsların, beden yüzeyine yerleştirilen elektrotlar aracılığı ile kağıt üzerine kaydedilmesi işlemidir. Atriyal fibrillasyon gibi anormal kalp ritmleri (aritmiler)EKG’de görülür.
Ekokardiyografi: Kalp boşluklarının, kapaklarının, kasının ve septumlarının fonksiyonel değişikliklerini, kalp tümörlerini saptamak için kullanılan, ultrasaund ilkelerine dayalı bir teknik işlemidir.