Roman, Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başpınar köyünde bir köprünün olmayışının ve bu köprünün insan yaşamına etkisinden söz etmektedir .Romanda öncelikle bu köprünün insan yaşamına etkisine değinilmiştir.Öyleki romanın kahramanlarından Bayram’ın hamile eşini doğum için Kemaliye devlet hastanesine götürmek istemesi ve suyu karşıya geçememesi sonucu eşinin kendi kendine doğum yapması ve kanamadan ölmesi ön plana çıkmaktadır.
Dul kalan Bayram’ın öksüz bebesiyle birlikte valinin makamına gelip ,derdini anlatıp validen yardım istemesiyle olaylar asıl seyrini alır .Valiye derdini anlatan Bayram’ı teselli etmek ilk başta zor olmuştur. Eşini kaybeden Bayramın aynı şeyin başkalarının başına gelmesini istemediği için buraya bir köprü yapılması için valiye ısrarda bulunuyor. Vali de bu konuyla ilgileneceğini;ancak ilk önce bebesinin bir süt anneye ihtiyacı olduğu kanısına varır ve ona bir süt anne bulur ;ancak bu annenin kaderi Bayramın kaderinden pek farklı değildir bu süt anne çok sevdiği bir gençle evlenmeye karar verdiği anda,araya kültürel çatışmalar ve bunun sonucunda alevi-Sünni ayrımcılığı her ikisinin de hayatını mahveder.
Birbirini deli gibi seven iki gencin bir araya gelmesini istemeyen ve her fırsatta bunları ayırtmağa çalışan aileleri ,her an karanlık yüzlerini göstermektedirler ve bu gençleri bir araya getirmemek için sanki onları bir ateş ile barutun yan yana gelip patlaması ve ortalığı helak etmesi olarak görüyorlar.Ancak Ferhat’a dağı deldiren Mecnun’a çölü gezdiren bu sevgi onlarda da vardı. Hiçbir zulme boyun eğmeyen bir alevi kızıyla bir Sünni gencin sevgisi de
işte bu türden bir sevgiydi.Bu gençler bu yerlerde kaldıkları sürece ,bir araya gelemeyeceklerini anlamış ve oradan yani Tunceli’den kaçmaya karar vermişlerdi.Bu kaçış
uzaklara ta İstanbul’a idi Ancak bulunuruz korkusuyla ve Elmas’ın doğumunun yaklaşması sebebiyle ,bunu bir müddet ertelerler. Oraya yakın olan Kemaliye’nin Başbağlar köyüne yerleşirler ,ürkek ve korkak tavırlarla.
Vali bütün imkanları seferber ederek köprünün yapımıyla ilgilenmeye başlar,diğer valilerin yaptığı gibi. Çünkü bu köprünün yapımı hep bürokratik engellere takılmıştı Kendince hep zor işleri başaran biri olan vali ,bunu da başaracağını düşünmektedir.Hemen hazırlıklara başlanır projeler çizilir, işi kimin yapacağı kararlaştırılır .
Başbağlar’a gelip yerleşen iki sevgilinin bir çocukları olur .Bu yasak aşkın gençlerinin bir erkek çocukları vardır artık .Bayram’ın Öksüz’ü bu çocuğun süt kardeşi, Elmas ise Öksüz’ün Süt annesi olacaktır .Bu işe en çok sevinen bayram olacaktır;çünkü Elmas’a Öksüz’ün süt annesi olması teklifi yapılır ve o da bunu kabul eder ,ezilmişliğin verdiği bir hazla. Elmas ve Mevlit ismindeki bu gençler kendilerine yapılan bu teklifi kabul ederler ve Öksüz’ün yeni anne ,babası olurlar.
Vali, tüm hazırlıkları yapıyor.Mühendise projeyi çizdiriyor ve tüm zorluklara karşı köprüye ilk adım atılıyor.Ancak köprünün yapımının zor olacağı hatta mümkün olmayacağını düşünenler hemen muhalefete başlarlar ,ellerinden gelen her türlü çabayı sergilerler .Bu çabanın altında ,köprünün yapımının kendine verilmemesine isyan eden bir inşaatçı vardır.Bu köprünün yapımı o günün koşulları el vermediği için, Erzincan’da değilde,Ankara’da yapılması kararlaştırılır.Bu plana göre köprü maket şeklinde yapılıp bir ucunu vapura bindirip diğer ucundan ise bir iş makinesinin itmesiyle yerine yerleştirilecektir.
Bu arada Öksüz’ün köyüne yani Başbağlar’a teröristler baskın yapar. Tüm halk köy meydanında toplanarak kuşuna dizilir .Bu zulüm sırasında otuz altı mahzun insan öldürülür. Öldürülen insanlar arasında Elmas’ın eşi Mevlit ve kundaktaki bebeside bulunuyordu.Kendi bebesinin gözleri önünde öldürülmesine ve bunca zulme isyan eden Elmas, çaresizliğin verdiği öfkeyle yere yığılan Elmas bir süre yerde kalıyor. Kendine geldiği zaman Öksüz aklına geliyor hiç olmazsa onu kurtarayım düşüncesiyle yerinden fırlıyor içerde yatmakta olan bebeği kaptığı gibi kimsenin göremeyeceği düşüncesiyle bahçedeki erik ağacının dalına asıyor ve Öksüz’ü bu zulümden kurtarıyor.
Bu arada maket köprü yapılmıştır ve Başpınar’a doğru yola çıkmıştır. Başpınar’da da hazırlıklar tüm hızıyla devam etmektedir ancak korkulan bir şey vardır o da teröristlerin köprüye zarar vereceği endişesidir. Bu yüzden güvenlik önlemleri artırılmıştır. Nihai sonuca yaklaşılmaktaydı. Köprünün yerine konması için gerekli olan vapur ve iş makinesi temin edilmiş bekletiliyordu. Artık sadece havanın iyi gitmesinden başka bir şey istenmiyordu. Bu arada muhalifler yapımının zor olacağını düşündükleri gibi şimdi de yerleştirmenin olamayacağını öne sürerek seslerini daha da yükseltiyorlardı. Ancak bütün bu olanlara vali ses çıkarmıyor ve onları mahcup edeceğini biliyordu.
Bütün olumsuz şartlara rağmen yaptırılan köprünün yerine yerleştirileceği beklenen an artık gelmiştir. Bugünü bekleyenler inşaat alanını bayram yerine çevirmişlerdir. Fakat beklenmedik bir durum meydana gelmiş ve vapur rüzgar sebebiyle ters döner. Böylece çalışmalar ertesi güne ertelenir. Artık herkesin dileği bu köprünün bir an önce yerine yerleştirilmesidir. Ertesi gün geldiğinde çalışmalara yeniden başlanır ve meraklı bakışlar arasında bir sorun yaşanmadan köprü yerine yerleştirilir.Öksüz büyümüştür,baskında eşi Mevlit’i kaybeden Elmas, Bayram’a eş olmayı kabul etmiş ve tekrardan burukta olsa hayata merhaba demiştir.
Bütün zorluklara rağmen köprü yapılmıştır. Bu köprü ,yapılması çok zor olan şeylerin dahi azimle ve inançla başarılacağının kanıtıdır.
KİTAP HAKKINDA YORUM.:Kitabı okumamın nedeni öncelikle ödev olmasıdır.Daha önce hiçbir romanı baştan sona kadar okumadım. Ödevde olsa böyle bir romanı baştan sona kadar okumak güzel oluyor ;ama okuma alışkanlığı olmadığı için ve okuma zevki kazanmadığım için beni biraz zorladı
Ayşe Kulin ‘i fazla tanımam sanat kariyerini fazla bilmem;ancak anlattığı olay bana pek yabancı değil .Bende olayın geçtiği iklimin insanıyım .Yazarı özellikle insan için hayati önemi olan ve eften püften şeyler anlatmak yerine daha gerçekçi olayları anlatması açısından taktire şayan görüyorum ;fakat yazarımız olayları anlatırken gereksiz dolambaçlara girerek romanı gereksiz ayrıntılarla uzatmıştır romanda bulunması gereken en önemli özellik olan özlülüğe uyum göstermemiştir bu da romanın okunması açısından olumsuz etki yapıyor.Yinede konunun basitliği ve de romanın gereksiz yere uzatılmasına karşın bu kitabın içeriğin in dikkate alınıp okunmasında fayda vardır.