HAZIR GİYİM SANAYİİNİN TANIMI VE TARİHİ GELİŞİMİ
Giyim, insanı soğuktan korur, giyene dekoratif bir özellik verir ve onun belirli bir sosyal – ekonomik topluluğa bağlı olduğunu belirtir.
İnsanlar hemen her zaman gelirlerinin büyük kısmını yemeğe, barınmaya ve giyinmeye harcamışlardır. Ancak gelişmiş ülkelerde gelir seviyesi arttıkça ihtiyaçlar da artıp çeşitlendiği için zamanımızda toplam tüketim harcamalarının gelir içindeki yüzdesinin sabit kaldığı, fertlerin daha rahat yaşamak için bu gibi harcamaların dışında başka ihtiyaçlarına kaynak ayırdıkları görülmektedir.
Normal üretim harcamaları içinde giyinme harcamalarını da kısma eğilimi, kişileri hazır giyim ürünlerini kullanmaya itmektedir. Gelişmiş ülkelerde olduğu kadar, gelişmekte olan ülkelerde de fertlerin giyim hususunda, adına seri üretim denilen hazır giyime eğilim gösterdikleri bir gerçektir. Bu eğilimi iki ana faktör –ucuzluk ve zaman kazanma- etkilemektedir.
İnsanların hayat seviyesi arttıkça bu iki faktör büyük önem kazanmakta ve onları hazır giyim eşyalarını tercih etmeye doğru daha fazla yöneltmektedir.
Giysi üretimi, bilindiği üzere kumaş veya benzeri maddelerden vücudun örtünmesi için yararlı eşyaların yapımıdır. Arkeolojik çalışmalar Kuzey Avrupa’da taş devrine ait zamanlarda insanların giyinme ihtiyacını derilerden imal edilmiş giysilerle karşıladıklarını ortaya koymuştur. Bu giysiler, derilerin üzerine açılan deliklerden yine deri bağlar geçirilerek birleştirilmiştir.
Avrupa’nın güneyinde yapılan kazılarda da, ortaya çıkarılan uçları sivri ve kanca şeklinde olan kemik iğneler, daha o zamanlarda, insanların örtünmek için daha kolaylıkla giysi dikebilme çabasında olduklarını göstermektedir. Giysi dikimindeki ilerleme, orta çağlarda demirden mamul iğnelerin yapımı ile olmuştur.
Fransız Bartholeme Thimmonier tarafından dikiş makinesinin icadıyla, giysi dikimi el işi olmaktan kurtarılmış, daha süratli ve rasyonel olarak bir makine yardımıyla gerçekleştirme çabalarına başlangıç olmuştur. Daha sonra Elias Howe tarafından 2 iplikli, 1 iğneli ve 1 mekikli Lock – stitch makinesiyle bu alanda sanayileşme yönünde bir adım atılmıştır. Bundan sonra da İsaac M. Singer tarafından geliştirilen bir dikiş makinesi ile sanayi daha yaygın hale gelmiştir.
Bundan sonraki gelişmeler, Amerikalılar tarafından gerçekleştirilen, ilik açma makinesi, düğme dikme makinesi ve ütüleme işlemini kolaylaştıran ütülerin icadı, giyim sanayinin daha rasyonel çalışmasına yol açmıştır.
1960 ve daha sonraki yıllarda, hazır giyim sanayinde çok çeşitli dikiş makineleri kullanılmaya başlanmıştır. Bu makineler; dakikada 5 – bin dikiş yapan, kumaşı gerektiğinde otomatik olarak katlayıp diken, giysilere ilikleri otomatik olarak açan makineler ve şerit bıçak yanında geliştirilen çok çeşitli kesim makineleri ile sayısız ütü çeşitleridir. Hazır giyim sanayinde rasyonel çalışmanın ana prensiplerinden bir tanesi de kesim işlemi yapılırken kumaştan azami faydalanma oluşturmaktadır.
Ülkemizde hazır giyim sanayi, küçük işletmeler halinde eskiden beri var olan bir sanayi dalıdır. Ancak, son yıllarda hazır giyime olan talep artışı ile hızlı bir gelişme göstermiş, bu işle uğraşan işletmelerin çoğalmalarına, mevcutların da yeni yatırımlara girişmelerine, yenilikler arayıp bulmalarına ve fabrikasyon üretime yönelmelerine neden olmuştur. Yakın bir zamana kadar gömlek ve pardösü olarak piyasada bulunan hazır giyim ürünlerine bugün tüm giysi çeşitleri katılmıştır.
Hazır Giyim Sanayinin Türkiye’de Gelişme Sebepleri
Hazır giyim sanayi, Türkiye ekonomisinin önemli üretim kollarından biridir.
Bu sanayi dalı;
1.Türkiye’de gelişmiş bir hammadde sanayinin var olması,
2.Emek – yoğun bir sanayi dalı olması,
3.Az yatırım gerektiren bir sanayi dalı olması,
4.İhracat imkanlarının bulunması,
özelliklerinden dolayı ülkemizde her geçen yıl daha fazla gelişme göstermektedir.
II.HAZIR GİYİM SANAYİİNİN ÖZELLİKLERİ VE SINIFLANDIRILMASI
Hazır giyim sanayinde üretim genellikle değişik yapı ve karakterde, farklı büyüklüklerde üretim birimleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Bunlardan bir bölümü ancak mahalli talebi karşılayan dikiş atölyeleri, geri kalanı da sınai nitelikte tesislerden meydana gelmektedir.
Hazır giyim sanayinde özel mülkiyetteki işletmeler hakim durumdadır. Kamu kesiminde ise hazır giyim üretimi askeri dikimevleri ve Sümerbank tarafından yapılmaktadır.
Giyim eşyası üretiminde bulunan işletmeler büyüklük bakımından sınıflandırıldığında üç gruba ayrılmaktadır.
a)Atölyeler
b)Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler
c)Fabrikasyon üretim yapan işletmeler.
a)Atölyeler
Bu gruptaki işletmeler birbirinden farklı yapılara sahiptirler ve sayıları çok fazladır. Bunlar genellikle kendileri için değil, sipariş üzerine üretim yapmaktadırlar. Çalışanların sayısı 4 – 6 kişi arasında değişmektedir. Atölye sahibi atölyedeki her türlü çalışmayı direkt olarak izler. İşletme idaresi, siparişlerin alınması, gerekli araç ve gerecin sağlanması, fiyat tespiti ve çalışanların idaresi ile ilgili faaliyetleri sürdürür. Makineci ve ütücü olarak yarı vasıflı nitelikte işçiler üretimin gerçekleşmesine yardımcıdırlar.
b)Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler
Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler atölyelerin daha büyüğü olarak düşünülebilir. Çalışanların sayısı 10 – 50 kişi arasındadır. Atölyelere göre iş bölümü ve uzlaşma daha belirgindir. İşletme sahibi üretimi yakından izler. Usta başı, üretim planlaması, kalıp hazırlama, kesme ve dağıtım işlerini yapar. Ustalar, (vasıflı işçi) ürünün istenilen niteliklere uygun olarak üretilmesi ile sorumludurlar. Makineci, ütücü, el işçisi gibi yarı vasıflı nitelikteki işçiler ise kendileri ile ilgili işlemleri yaparlar.
Vasıflı İşçi (Usta): En eskiden beri var olan işçi tipidir. Yapılacak işin tamamını bilen, üretimde gerekli makineyi kullanabilen, düzenleyen, bakım, onarım ve ayar yapabilen kişidir.
Yarı Vasıflı İşçi: Teknolojinin gelişmesi bu tür elemanın doğmasına neden olmuştur. Yapılacak işin tamamını değil, sadece yaptığı kısmını bilir. Bu kişiler o işin niçin böyle yapıldığını bilmez, sadece yapar.
Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler kendileri için üretimde bulundukları gibi büyük ihracatçı firmalar adına fason üretim de yapmaktadırlar.
c)Fabrikasyon Üretim Yapan İşletmeler
Bu işletmeler 50 kişiden fazla çalışanı olan, teknolojinin gerektirdiği şekilde üretim yapan yerlerdir. Fabrikasyon üretimi yapan işletmelerin sayısı 1970’li yıllarda hazır giyime olan talebin artmasıyla büyük ilerleme göstermiştir. Bunlar büyük şehirler ve özellikle İstanbul çevresinde yoğunlaşmışlardır.
Bu tür işletmelerde işbölümü, uzmanlaşma, makamlar ve roller kesin olarak belirlenmiştir. İletişim yazılı ve resmidir. Hiyerarşi belirgindir. Genel müdür karar ve yetki açısından en fazla söz sahibi kişidir. Bu kişinin alanı ile ilgili yaratıcılığı, eğitimi, beceri ve tecrübesi olmalıdır. Genel müdüre bağlı müdürler bulundukları bölümde en yetkili kişilerdir. Bölümlere bağlı küçük ünitelerin başında ise şefler bulunur. Üretim bantlarındaki işlerden ustalar sorumludur. Usta yardımcıları ise, işçi ile direkt temasta bulunan ilk kademe yöneticisidir.
Aşağıdaki üretim kademeleri takip edilir.
-Model ve kalıp hazırlama,
-Kesim,
-Dikim,
-Presleme ve ambalajlamadır.
A.Hazır Giyim Sanayinde Ürün Çeşitleri ve Üretim Süreçleri
Hazır giyim ürünleri;
1)Örme giyim eşyaları,
2)Dokumadan giyim eşyaları,
olarak sınıflandırdıkları gibi;
1)Üst giyim (palto, manto, kaban, yağmurluk, pardösü v.s.)
2)Dış giyim (etek, pantolon, kadın ve çocuk elbisesi, ceket v.s.)
3)İç giyim (gecelik, sabahlık, pijama, iç çamaşırları v.s.)
4)Diğerleri (kravat, şapka, çorap v.s.) olarak da sınıflandırılabilirler.
Hazır giyim üretimi, örme giyim eşyası ve dokumadan hazır giyim eşyası olmak üzere ayrı ayrı incelenebilir.
Dokumadan hazır giyim üretimi tela, fermuar, astar gibi yan sanayilere bağımlıdır. Oysa örme giyim eşyası üretiminde bu bağımlılık yok denecek kadar azdır.
Dokumadan hazır giyim kesiminin ürünleri çok çeşitlidir. Bu ürünlerin her biri içinde ayrı üretim sistemleri gereklidir.
B.Hazır Giyim Üretiminde İş Akımına Göre Bölümlerin Görevleri
Sözü edilen her bölüm, üretimin istenilen kalitede olabilmesi için çok önemlidir. Bu bölümlerde eğitilmiş kişiler çalıştığı sürece iyi sonuç alınacağı bir gerçektir. Bu bölümlerin görevleri kısaca şöyledir:
Pazarlama: Her işletmenin en önemli problemi yaptığını satabilmesidir. Pazarlama işlemi işyerinin çalışma yöntemine bağlıdır. Bu yöntem iki türlü olabilir.
a)Fason çalışma; bu durumda işyeri başka bir kuruluşa bağlı olarak üretim yapar.
b)Kendi ürettiğini satma; gerçek anlamda hazır giyim çalışması olarak ele alınacak yöntemdir. İşletme kendi yarattığı modelleri müşteriye takdim ederek satılmasını sağlar.
Hammadde Deposu: İmalat kısmının ilk basamağıdır. Siparişlere uygun olarak istenen miktarda kumaş ve yardımcı malzemeler depolanır. Burada kumaş ve yardımcı malzemelerin kontrolü, ütü denemesi, renk kontrolü, genişlik ve uzunluk kontrolleri de yapılır.
Kesim Bölümü: Model hazırlama ve geliştirme bölümünde moda akımına uygun olarak, işletmenin Pazar sahasındaki müşteri alış gücü ve zevki dikkate alınarak bir dizi model örneklerinden oluşan koleksiyon hazırlanır.
a)Yaz sezonu koleksiyonları,
b)Kış sezonu koleksiyonları adı verilir.
Planlama bölümünde pastal resmi hazırlanır. Sipariş adedine göre sipariş fişi düzenlenir. Giysilerde kullanılacak yardımcı malzemeler planlanır, giysinin kesim açısından maliyeti hesaplanır.
Bütün bu işlemler tamamlanınca kesim masalarına serim işlemi yapılır. Kat sayısı; kumaş cinsine, kullanılacak bıçağın kapasitesine ve sipariş fişine göre değişir.
En üstteki kumaş katına hazırlanmış olan pastal resmi serilir ve kesime geçilir. Kesim iki aşamada yapılır.
a)Kaba Kesim: Dik veya yuvarlak bıçak ile yapılır. Kesimi zor olan yerler kesilmeyip ince kesime bırakılır.
b)İnce Kesim: Hızarda veya preste yapılır. Hassas kesim isteyen yerlerin ve parçaların kesimi ince kesimle yapılır.
Düzenleme Bölümü: Bu bölümde, kesimden gelen parçalar numaralanır. Böylece aynı numarayı taşıyan katın parçalarının dikimde bir araya gelmesi sağlanır. Daha sonra kesim parçalarından oluşturulan iş demetleri dikim bölümüne gönderilir.
Dikim Bölümü: Ön İşlemler; bu bölümde dikim planına uygun parçaların dikimleri yapılır.
Montaj; ön işlemleri tamamlanmış parçaların bir araya getirilmesi işlemidir.
Ütü ve Kalite Kontrolü: Dikim atölyesinden çıkan ürünler son bir kalite kontrolünden geçirildikten ve eksikleri tamamlandıktan sonra rötuş ütüsü yapılır. Paketlemeye sevk edilir.
Paketleme: Hazır hale gelen ürünler paketlenir, ambalajlanır ya da kutulanır.
Mamul Madde Deposu: Hazır hale gelen ürünler, müşterinin siparişine göre düzenlenerek gerekli yerlere sevk edilir.
Anlatılan bu bölümlerin her biri, inceleme, araştırma ve sistem geliştirme biçiminde yapılan ve karara bağlandıktan sonra uygulanan bir ekip çalışmasını gerektirmektedir. Bu ekibin hazır giyim üretimi ve teknolojisi hakkında yeterli teknik bilgiye sahip olması yanında, özellikle sevk ve idare bilgi ve becerisine sahip, sosyal ilişkileri iyi yürüten bir ekip olması çok önemlidir.