Tarih: 01.12.2008, Ekleyen: admin
{ Nev-i Evvel }
Mekâtib-i ehliye
Mekâtib-i ehliye _ Ekârib ve ihvân ile erbâb-ı garâm beyninde ‛arz u dâd ve keşf-i serâir-i fuad zımnında ve umur-ı sadâkat ve muhabbetle sâ‛ir âhval-i hususiye ma‛rızında yazılan mektuplardır ki bunlarıda (su‛al,i hâtır. ‛arz-ı muhabbet. Hüsn-i vusul. Takdim-i hediye. da‛vet ve ba‛zı hezliyat-ı latife) nâmlarıyla altı suretde görmek mümkün olduğundan ve bunlar için hususi kâ‛ide i‛tâsı gayri mümkün idüğünden yalnız birkaç misâl tahrir ile iktifâ eyledik. ..devamını oku »
Kategori: Transkripler | Yorum yaz »
Tarih: 01.12.2008, Ekleyen: admin
MUHTASARI TERCÜMEİ’T-TEVALA
Bismillahirrahmanirrahîm
Ehmadüllahe bizâtihi linât-i şıfâtihi ve üşalli ala‛r-rasuli bi-şıfâtihi lişıfât-i zâtihi ve ala elihi ve Ashâbihi bir reşahât-i hayâtihi ve nefahât-i füyudâtihi. Be‛dü, elhamdü li‛z-zati ve‛s-salatü li‛s-sıfati. Sultânu‛s-salikin ve burhânu‛l-vasılin, ârifü bi‛l-lah nâsihu li halgil-lah şeyhu ekber gaddese sirrahu ola, zuhru zıya-i sipher-i tarikat ve safay-ı asumân-ı hakikat şems-i münirim nur-i zamirim suret-i ma‛nada dostukerim şeyh-i kâmil piri vâsıl Nakşibendi ‛arab zâde Ali, şeyh Muhammed efendi dürru neva hazretlerinin ..devamını oku »
Kategori: Transkripler | Yorum yaz »
Tarih: 29.11.2008, Ekleyen: admin
Hazâ kitâb-ı nasihatnâme ve Nazım Penâhî rahmetullahi ‛aleyh
Bismillahirrahmanirrahîm Ve bi nesta ‛în
1
sipâs olsun ki dâ‛im birdir Allah
kamu eşyâlara kadirdir Allah
ki birdir bir dimek ile cihânı
yaratdı hemdemi kûyı mekânı
yaratdı Âdemi Havâyı bâri
nisâr itdi sadefden müşkbâri ..devamını oku »
Kategori: Transkripler | Yorum yaz »
Tarih: 27.11.2008, Ekleyen: admin
Dîvân-ı Lûgâti’t – Türk
Kadîm Türk Edebiyâtının en kıymetli numûneleri Dîvân-ı Lûgâti’t-Türk’de toplanmış gibidir. “Mamûd bin el Hüseyin bin Muhammed el Kâşgrî”nin 466 hicret senesinde yazmış oluğu bu eser, isminden dahi anlaşılacağı vechile bir lugat kitâbıdır. Eseri diğer lugat kitâblarından ayıran husûsîyetlerin en mühimi müellifin Türkçe’yi ‘Arapça sarfına göre tedvîn itmesi ve Türk kelimelerini ‘Arapça kelimeler gibi aksâm-ı seb’aya ayırub sülâsî, humâsî diye masdarlarına göre tasnîf eylemesidir. ..devamını oku »
Kategori: Transkripler | Yorum yaz »
Tarih: 09.11.2008, Ekleyen: admin
Tavti‛a
(103) Fransız İnkılâb-ı Kebîri
Târih bir tekerrürden ‛ibarettir; derler. Bu doğru değildir. Bil‛akis târih bir tebeddüldür. Şu kadar ki bir millet ve devletin rüşd ve kemâli diğerinden evvel veyâ sonra husûl bulduğundan bir târih husûsu bir diğerine benzeyebilir. Târihin kânûnları henüz tedvîr edilmemiştir. Bunun için tekâmülâtın ne gibi bir istikâmet aldıkları bilinemez. İşte nefs-i âlâmızda mevcûd olup henüz bizim farkına varamadığımız kevânîn-i târihiyye bir yerde gösterdiği bir cilveyi diğer bir yerde de ibrâz etmiş oluyor. Bu keyfiyet ba‛zı sathî nazarlara târih bir tekerrürden ‛ibârettir! Hükmünü verdirmiştir. ..devamını oku »
Kategori: Transkripler | Yorum yaz »
Tarih: 18.10.2008, Ekleyen: admin
(103) Fransız İnkılâb-ı Kebîri
Târih bir tekerrürden ‛ibaretit; derler. Bu doğru değildir. Bil‛akis târih bir tebeddüldür. Şu kadar ki bir millet ve devletin rüşd ve kemâli diğerinden evvel veyâ sonra husûl bulduğundan bir târih husûsu bir diğerine benzeyebilir. Târihin kânûnları henüz tedvîr edilmemiştir. ..devamını oku »
Kategori: Transkripler | Yorum yaz »
Tarih: 06.05.2008, Ekleyen: admin
felek düşürdi bizi ġarîb ellere kim ne bir zebânımız anlar ne tercemân bulunur harekân-ı seferiyyeye tâb ü tüvânmaz mefkûd olmaġla belde-i Haleb‛de kûşe güzîn kanâ‛at oldukda cenâb-ı hakk cümle ümmet-i Muhammedin encâmın hayra makrûn eyleye bu tarafa adamunuz geldikde bir metkûb şerîfünüze ümîd var oldum amma zâhiren meşâgil-i umûr-ı vesile-i nisyân olmuşdur bundan sonra çend satır bir varak-pâre ile taltîf-i hâtır-ı mahzûn buyurulmak ümîdündeyüz benim sa‛âdetlü efendüm bundan sonra girîzân olmak besdür dest ü dâmeninüz bûs idenlerden rütbe-i aliyye-i defterdâriyye i‛tilâ etmemiş kalmadı bundan sonra siz dahi raġbet buyurasız nice ümîd-i nühüfteniz olan ni‛amunuz ile ta‛ayyüş idelim cenâb-ı hakk hayrle müyesser eyleye amîn bâkî eyyâm sa‛âdet müteraklu bâd.
Konya’da seccâde nişîn-i Mevlânâ Seyyîd Bûstâni efendinin hadîka-i rûh-perverlerine
Râz-dân-ı medâric-i melekût yaznân-ı ma‛âric lâhût mahrem-i bâr-gâh Ahmed’i mahzen-i esrâr-ı samedi inâyetlü semâhatlü mekremetlü efendim sultânım Çelebi efendi hazretleri dâm zılâl-i irşâdin âlâ mefârikü׳l-tâlibîn hazretlerinin hâşye-i seccâde-i hidâyet endûzlarına gül-âbdân ve dîde-i sirişk âgîni nihâde-i vaz‛-ı derviş-âne kılındığı zemînde hâtır ilhâm elîfleri pürsişi pîşi satr-ı dibâce-i ihlâs kılındığı siyâkında ber-dâşte-i senâ-ver dîrîn budur ki âtıfetlü mekremetlü efendim cenâb-ı şerîfe olan incizâb-ı derûnumuz vâreste-i kayd-ı beyândur her bâr niyâz-nâme-i irsâli tasmîm-kerde-i muhlisanenüz olduğı meşhûd-ı zamîr desîsedanlarıdır el-hakk tahrîr cevâb-ı dâ‛iyesiyle evkât azîzinizi tezyi‛ ve kalb-i şerîfinizi iş‛âl eylemek vâhimesi mâni‛-i tahrir olmadadır ezcân u dil muhlis ve senâları hizmetinde mütehassıs olduğumuz hasebiyle semâhatlü inayetlü efendimin dahi kâr-gâh teveccüh batınlarından bu dil-besteleri ifrâz-ı hisse-i gayıble ser-efrâz buyurulmak çeşm-daşt-ı amelemüzdür ümîddür ki kâffe muhlisâne keşîde buyrulan simât-ı vesî‛ü’l-nevâl himmetinden bu dâ‛îleri dahi mahrûm buyrulmağa bâkî eyyâm sa‛âdet efzûn der-seccâde-i irşâd bâd.
Şeyhü’l-İslâm Sâdık efendi mesned-i â‛lâ-yı fetvâya sa‛id oldukda tehniye-nâmedür.
Sutûr-ı fetvâ-yı rûh-bahşları şîrâze-i nizâm-ı umûr-ı enâm ve imzâ-yı faysal-ferma-yı nigeh-rübaları mihr hazâin-i ahkâm islâm olan inâyetlü ve merhametlü ve semâhatlü veliyyü‛n-ni‛am efendim sultânım hazretlerinün mülteka-l-ephirü’l-ahbâb-ı vâlâ-nisâb ve hizâne-i cevâhir-i fezâ‛îl ü âdâb olan südde-i sidre-şâylarına ki ruhâm-ı nukuş-ı bosna ta‛zîmden nûmune-i mecmu‛a hakkâk ü aks-i esra cebîn ü tekrimdür hem-hâl-i safahât-ı mıstar-zeden-i medâric-i eflâkdür ihrâz-ı nevbet-i fırsatla vaz‛ı pîşânı ubûdiyyet siyâkında arza-daşt-ı dâ‛î-i kadîm budur ki mekârim penâha merâhim-dest-gâha kâviş-hâme-i endişe ile aynü’l-hayât-ı vâidât-ı ma‛âni şâ‛irâne ve ta‛bîrât-ı u teşbîhât-ı münşiâne inficârına her ne kadar dest-resi müyesser olsa yine inâyetlü merhametlü fazîletlü efendimin ummân-ı fazl-ı bî-gerânına ve bu abd-ı sâdıkın kulzüm-i ihlâsa nisbet kâse-i dehen-i gülgoncada olan katre-i şebnemden teksîr olduġı ma‛lûm-ı makâdir-şinâsânı alemdür pîş-gâh-ı fazâ’il-i penâhınıza arz-ı inşâ ka‛be-i mükerremiyye zahm u hazâ’în-i sultaniyyeye dinâr u dirhem ihtâsından farkı yokdur ancak ol hülâsa-i hânedân ilm ü kerem ve bikâye-i ahvâl ümem müfti-i devr-i zemâne mâ-hâsal-ı kevn ü mekân sûret-i cevher-i cân ma‛na-i lafz-ı âlem-cenâbı ile sadrü’l-şerîfe izz ü mesned-i ma‛âli-fermâ-yı fetva iktisâb-ı şeref-i cedîd eylediği nüvîdi hıtta-ı kevn ü mekân şerm-sâr-ı sürûr itmek zınnında bu da‛î-i kadîmleri dahi kabil-i müstaġrık-ı muhît-i neşât olmaġla teneffüs-i şâkirânede meġlûb-ı acz iken ol asmân-ı mecd u âlâ bu hâksâr-ı nâ-çîzî ebr pâre gevher-bâr-ı iltifâtlarını seza görüb hümâ-yı evc inâyet olan nâme-i zervayü’l-cinâları hâke tenezzülden müstaġni iken gûşe-i eyyâm-ı fakîrânemize sâye-endâz-ı teşrîf olduġı ilâve-i inbisât olıcak ġalebe-i teşne-i sürûra bu abd-i nâ-çîzi dâ’ire-i şu‛urdan dûr itmek mertebelerine îsâl idüp eğer secde-i şükr-i mabeyninde tahâllülde müsâra‛at itmese bûse-i ta‛zîm içün leb u çeşm-i beyninde zuhûr iden ġavġa-yı takaddüm faysal bulmayup sutûr-ı anber-agîni sefîne-i seylâb-ı hûrede eşk-i sürûr olmak mertebelerine mani‛ olmuş idi serfîtil-i merdumek-i nimmürdemüz meşkût-ı makdis-i iltifatlarına şu‛le-i riyâ ve halvetgede-i beytü’l-ahzân-ı zamîrimiz râyıha-i rûhâni inâyetlerinden rûşena olup cezr ü med necîre-i hayât olan emvâc-ı enfâs-ı müte‛âkibe sakkâ-yı derûnlar füccâri-i salsâl-ı du‛âlarına vâkıf-ı erşed kılınmışdır cenab-ı te‛lif-bahş u eczâ-yı kâ’inât celle şanühü nüsha-i tefsîrât-ı hasenât olan zât-ı ma‛âli safâtınuzu muhît-i vikâye-i rabbanîde masûn idüb câh-ı fetva-yı bülend şânı tâb-be-haşr vücûd-ı mekâarim nümûdlaıyla cilve-bâb-ı mübâhâd eyleye eğerçi rütbe-i sâmiye-i meşîhat ile hazarât-ı meşâyihü’l-islâm-ı tehniyet olmak âdet-i meslûkidür amma şeref-i haseb ü nesebi vü isti‛dâd-ı fazl u edebîden fazl u ilm-i şerîhâne ü takvâ-yı tayfûrâne ile zemân şerîfünüz fetva ile takvâya vâsıta-i mukârenet olmaġla du‛â-yı ömr ü devletlerünüzi mesâ’il-i ferâyiz-i farîzadan himmet ve sahâif-i fetâvi dest guşâ-yı mebâlet olmaġla hakk budur ki madde-i şerîfünüzde merâsim-i tehniye ve tebşîre mesned-i bülend-fetva dahi el-hakk ve levâzım-ı tebrîke ol câh-ı âlî dahi aliyyü’l-kadr cenâb-ı hakk mansıb-ı fetvâ-yı tecerru‛ı şûrâbe-i firâkunuzla telh-kâm olmakdan me’mun eyleyüb sâye-i hümâmâyenüzi mefârik-ı sevdâ-zedegân-ı dilâ-mendânunuzdan zâîl eylemeye amîn bâkî emr ü fermân inayetlü efendimindür.
..devamını oku »
Kategori: Transkripler | Yorum yaz »
Tarih: 06.05.2008, Ekleyen: admin
Bismillahi‛r-rahmâni‛r-rahîm
Zamâyir-i erbâb-ı fazl u irfâna pûşîde değüldür ki eş‛âr-ı belaġât şi‛âr-ı selâset-asârda nâdire-î güftâr zevâdi-i nejd-i inşâda veysî nâm-dârı olan mensî-i devrân ve vassâf-ı zamân hâce-i cihân hassân-ı Rûm Nâbî efendi merhûmun meded-kârî-i feyz-i bârî ile kulzum-ı ma‛ânîden dâmen dâmen-i berâverde-i beyân eylediği derârî nikât ve mezâmini rişte-i nazma keşîde ve nesâk-ı ma‛rûf üzere müretteb divân eyleyüp zînet-bahş-ı kâşâne-i mihr ü muhabbet-i dürr ü nakda bâlâ-hâne-i ülfet olan sûret-i mekâtib-i bedî‛atü’l-esâlîb şîrâze-bend-i raġbet olmayup bedi‛-nâme ki her-yek zülfaz cân bahş-terzi rûy-ı lutf sezâ-yı hezâr tahsînest ü dakîkhâ-yı ma‛âniş der-libâs hurûf cû der-siyâhî-i şeb-rûşenî pûr-benest güftâr-ı nakş nâsîye-î iştihârı olan zâde-i tab‛ı pesendîde reftâr-ı muhâlif yek-diğer cend nev‛i libâs her-tâze nakş ile cilve-ger idüp ol şâhid-i ser-be-mühr-i râzi mâh-ı serî‛ü’s-seyr gibi her kanġı şehr ü deryâda sefer itmiş ise endiye-i eshâb-ı feyz ü kemâlde hezâr terhîb ile derber ve nüshâsın likand-ı muhabbet-i dîvâr îş ü destâr ser eyleyüp beher-hâl bir sûretîn dahî zînet ü dürr-i sefîne-i irfân itmeleri mukarrer idi benâberin bu sitem dîde-bende-i nâ-şâd ya‛ni nâ-kâbil u kem isti‛dâd bu kalîlü’l-bizâ‛at abd-ı hakîr habeşî-zâde şikeste-zamîr hâlâ-rehberi-i hazret-tevfîk hüdâvend rehhâb ile hizmet-i aliyyelerinde şeref-yâb-ı intisâb der-i devlet mâbları olduġum erîke-ârâ-yı mecd u ikbâl-i revnâkda dîvan-hâne-i câh u celâl matla‛ yezîn-i fazl u kemâl menbâ‛i-cûy-bârı pür ü nevâl damâd ve şehr-i yârî-i memâlik-mestân mukarreb-i padişâh-ı devrân kâ‛im-makâm rikâb-ı sultânı nâ‛ib-i menâb-asf-ı süleymânı semmiyyî şîr-i hüdâ müşîr-i mu‛âdelet pür memduhu’ş-şi’em veliyyü’n-ni‛am-i aliyyü’l-himem dâmemâdâme’l-alîm hazretleri bî-hasebi’l-makâm lâzime-i câh u devletleri olan meşâgil-i sûriyyeden ahyânen fırsat-yâb feraġ oldukça tetebbu‛-i kütüb-i nakliyye vü akliyyeye kemâl-i iştigâl ve kâh kâh tevârih ü siyer ü müleffât-ı âshâb-ı hüner kemâlâta efken-i tahsîn olup mir‛ât zihn ü safvet-nümâlarında bu yüzden dahi gerd ü kelâl meşâde eyleseler semend-i tab‛-ı evc-i bîmârı pûte-i gerd-i hevâ olmaġla vâdî-i ma‛ârifden bir semte dahi atf-ı inân raġbet ve gül-gûn
..devamını oku »
Kategori: Transkripler | Yorum yaz »