Kategoriler

Zalimlerin zulmü varsa..

Takvim

Meta

Arşiv

Blogroll

Enzimatik Haşıl Sökme İşlemi

Tarih: 09.06.2008, Ekleyen: admin

Nişasta haşılının enzimatik olarak sökülmesinin esası, önce nişasta makromolekülünü parçalayarak suda çözünür duruma getirmeye ve sonra da bu parçalanma ürünlerini yıkayarak uzaklaştırmaya dayanmaktadır. Enzimlerle haşıl sökme işleminde iyi sonuç almak için, aşağıdaki şartların sağlanması ve önceden belirlenmesi gerekir.
-  Haşıl sökme flottesindeki konsantrasyonu
-  Haşıl sökme süresi
-  Haşıl sökme sıcaklığı
-  Haşıl sökme flottesinin pH’ı
-  Haşıl sökme flottesinin su sertlik derecesi
-  Haşıl sökme efektini arttırmak için flotteye non-iyonik cins ıslatıcı ilavesi
-  Haşıl sökme efektini arttırmak için flotteye tuz ilavesi
         Haşıl sökme işleminde enzimlerin kullanılması;
-  Liflere zarar vermemeleri
-  Zararlı kimyasalların kullanılmamalı
-  Geniş proses koşullarına uyum sağlamaları
-  Atık sularda kolaylıkla parçalanabilmeleri açısından oldukça önemlidir.

Kategori: Tekstil, Tekstil | Yorum yaz »

Rejenere Protein Lifleri

Tarih: 06.05.2008, Ekleyen: admin

Proteinin rejenre edilmesi ile lif yapımına en elverişli olan madde sütün kazeinidir, denilebilir. Zira bu amaçla sürdürülen çeşitli araştırmalar arasında ilk olumlu ve umutlu sonuçlara bununla ulaşılmıştır. Önce Todtenhaupt, 1904 yılında kazeinden filament halinde lif elde etmeyi başarmıştır. Fakat bu lifler oldukça gevşektirler. Ayrıca suya karşı dayanıklı olmadıkları gibi, su içine batırılınca kolaylıkla ve fazlaca şişme özelliği gösterirler. Bu nedenle bir süre sonra yapışkan hal alırlar ki, bu durum kazein liflerinin pratikte geniş çapta kullanılmalarını adeta engellemiştir.
Protein liflerinin endüstri alanında yararlı ve yaygın şekilde kullanılması bir İtalyan kimyageri olan Antonio Fretti’nin bu alandaki bilinçli ve ısrarlı çalışmaları ile gerçekleşebilmiştir. Fakat geliştirdiği bu metodun uygulanma alanına tam olarak geçmesi ancak 1936 yılında sağlanabilmiştir. Kısa bir süre içinde öteki Avrupa ülkelerinde de, bu patent esasına göre, rejenere protein lif üretimine geçilmiştir. Nitekim 1938 yılında İkinci Dünya Savaşı arifesinde yıllık lif üretimi 3-4 milyon kiloya yükselmiştir. İkinci Dünya Savaşı süresince üretilen bu liflerden yararlanılmıştır.
Aynı dönemde Amerika Birleşik Devletleri’nde benzer çalışmaların yapıldığı görülmektedir. Burada üretime önce Fretti’nin patentine dayalı olarak başlatılmış, daha sonra bu alandaki çalışmalar çeşitli araştırma merkezlerinde genişletilmiş ve bitkisel proteinli maddelerden de lif üretimine doğru kaydırılmıştır. Özellikle bölge araştırma merkezleri niteliğinde olan bu kuruluşlardan Eastern Laboratory’de kazeinden, Northern Laboratory’de soya ve mısırdan, Southern Laboratory’de yer fıstığı ve pamuk tohumlarından, Westhern Laboratory’de ise yumurta albumininden ve tüy keratinlerinden lif çekimlerinin geliştirilmesi üzerinde çalışılmış oldukları görülmüştür. Nitekim bu çalışmalar sonunda geliştirilmiş bulunan proseslerden yararlanmak sureti ile lif üretimi yapan firmalardan National Dairy Productse Co. Firması kazeinden “Aralak” lifini, Imperial Chemical Industries Ltd Firması yer fıstığından “Ardil” lifini, Courthaulds Ltd Firması kazeinden “Fibrolane”, İtalya’daki Snia Viscosa Firması da kazeinden “Lanital ve Merinova” liflerini, Virginia-Caroline Chemical Corporation Firması mısırdan “Vicera” lifini, Ford Motor Co. İse soya fasulyesinden, daha sonra da Japonya’da silkool lifi, üreterek piyasaya sürmüşlerdir.

..devamını oku »

Kategori: Tekstil | Yorum yaz »