Kategoriler

Zalimlerin zulmü varsa..

Takvim

Meta

Arşiv

Blogroll

Ankara Savaşı

Tarih: 02.05.2009, Ekleyen: admin

ANKARA SAVASI
Osmanli sultâni Yildirim Bâyezid ile Timur Han’nin 1402 senesinde Ankara’da yaptiklari muharebe. Yildirim Bâyezîd Han; Nigbolu zaferiyle Rumeli’de Osmanli hâkimiyetini te’sis ettikten sonra, Anadolu’da birligi saglamak için harekete geçti. Bu niyetle Aydin, Mentese, Karaman ve isfendiyarogullari beyliklerine son verdi. Ancak bu beyliklerin basindaki beyler, Asya’da kuvvetli bir devlet kurup, batiya yönelen Timur Han’a sigindilar. Ayni sekilde Tîmûr Han’nin hükümdarligina son verdigi Karakoyunlu beyi Kara Yûsuf ile Tebriz hükümdari Ahmed Bey de Yildirim Bâyezîd’e siginmis, Erzincan beyi Mutahharten de akrabalarini Yildirim Bâyezîd’e göndererek yardim istemisdi. Tîmûr Han’a siginan Anadolu beyleri, Osmanli sultâni hakkinda; Tîmûr Han’nin önünden kaçan beylerde Yildirim Bâyezîd’e Timur’la ilgili olmadik seyler söyleyip kötüleyerek, her iki müslüman Türk hükümdarinin arasini açtilar, iki taraf da karsilikli kendilerine siginanlari müdâfaa ettiler. ..devamını oku »

Etiketler: ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

Kategori: Osmanlı Tarihi, Tarih | Yorum yaz »

Barbaros Hayreddin Paşa

Tarih: 01.05.2009, Ekleyen: admin

Barbaros Hayreddin Paşa
Bir diğer Adı da Kaptan’ı Derya olan Barbaros Hayreddin Paşa sadece Osmanlı ve Türk dünyası’nda değil, bütün dünyada saygıyla anılan vakti zamanında dost düşman herkesin saygısını kazanmış büyük bir komutan ve değerli bir şahsiyet olarak şanlı tarihimizde unutulmaz yerini almıştır.
Denizciliğe Midilli sularında bir tüccar olarak başlayan Barbaros Hayreddin Paşa daha sonra Tunus Sultanı’nın himayesinde Kuzey Afrika’da atıldığı korsanlık hayatına büyük zaferler ve kahramanlıklarla devam etti. Sadece adı bile düşman gemilerini kaçırmaya yeten Barbaros Hayreddin Paşa 1518 yılında Cezayir Sultanı oldu. Fakir ve esir Cezayir ülkesi onunla kısa zamanda zenginlik, refah ve huzur ülkesi haline geldi. Kendisi bir ülkenin Sultân’ı olmasına rağmen şan, şöhret ve saltanat peşinde koşmadığından Osmanlı Halifesi Yavuz Sultan Selim’e biat ederek ülkesi Cezayir’i Osmanlı Devleti’ne bağladı. Ardından Yavuz Sultan Selim tarafından Cezayir Beylerbeyliği’ne getirildi. Denizlerde Ceneviz, Fransız, İspanyol, Venedik ve diğer Avrupalı gemi ve donanmalarına karşı gösterdiği büyük kahramanlık ve başarıların sonucunda da 1534 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı Devleti’nin Kaptân-ı Derya’lığına atandı. Komutanlığı süresi içinde “Dünya tarihinin en büyük deniz savaşı” olan Preveze Deniz Savaşı’nda aleyhine birleşen Avrupa donanmalarını büyük bir hezimete uğratarak zaferlerinin doruğuna ulaştı ve adını silinmeyecek bir şekilde dünya tarihine altın harflerle kazıdı… ..devamını oku »

Etiketler: ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

Kategori: Osmanlı Tarihi, Tarih | Yorum yaz »

OSMANLI MİMARİSİ

Tarih: 23.04.2009, Ekleyen: zindan

Osmanlı toplumundaki zanaatkar cemaatinin, genellikle ahilik geleneğine bağlı bir yapı içinde şekillendiği söylenebilir. Selçuklular’dan beri tabandan yukarıya doğru yükselen lonca örgütleşmesi, çeşitli meslek dallarını toplayan, onları desteleyen ve denetleyen, hem dini hem de iktisadi olan yönü olan sosyal bir kurumdur. ..devamını oku »

Etiketler: ,,

Kategori: Osmanlı Tarihi | Yorum yaz »

Murad Hüdavendigar

Tarih: 27.03.2009, Ekleyen: admin

Osmanlı padişahlarının üçüncüsü, veli ve ahi şeyhi.

Saltanatı: 1360-1389
Babası: Orhan Gazi – Annesi: Nilüfer Hatun
Doğumu: 1326 Vefatı: 1389

Orhan Bey’in oğlu olup, 1326′da Bursa’da doğdu. Küçük yaştan itibaren devrin alimleri tarafında büyük bir ihtimamla yetiştirildi. Daha sonra Lala Şahin Paşa’nın yanında idare ve harp bilgilerini öğrendi. Ağabeyi Rumeli Fatihi Süleyman Paşa’nın 1359′da vefatı dolayısıyla Rumeli’deki ordunun kumandasına getirildi. Kısa bir müddet sonra da babasının vefatı üzerine Bursa’ya davet edilip, Osmanlı tahtına geçti (1360). ..devamını oku »

Etiketler: ,,

Kategori: Osmanlı Tarihi | Yorum yaz »

II. Murad’ın İkinci Kez Tahta Çıkması (1446)

Tarih: 30.11.2008, Ekleyen: admin

II. Murad’ın İkinci Kez Tahta Çıkması (1446)
1445 yazında bir Hıristiyan donanması Karadeniz’de faaliyette bulunurken Yanko, Tuna üzerinde harekete geçerek Rumeli’yi tekrar tehdit etti. Onunla işbirliği yapan Eflak Bey’i Yergöğü’yü ele geçirdi. 1446’da Davut Bey’in Eflak’a yaptığı sefer, bozgun ile sonuçlandı. Bütün bunların sonunda II. Murad’ın tekrar saltanat koltuğuna oturması devletin iç ve dış güvenliği için gerekli görülüyordu. Halil Paşa II. Murad’ı gizlice tahta çağırdı. II. Murad 4 Mayıs 1446’da Manisa’dan yola çıktı ve Ağustos sonlarında Edirne’ye gelerek tahta ikinci kez çıktı.
Mora’nın Osmanlı egemenliği altına alınması (1446)
Sultan Murad’ın ikinci kez tahta geçmesine sebep olan olaylardan biri de Mora Despotu Konstantin’in kışkırtıcı davranışlarıdır. Mora, Bizans imparator ailesine mensup despotlar tarafından idare ediliyordu. Bayezıd devrinde Osmanlı nüfusu altına girmiş ise de Ankara savaşı bunun çok kısa sürmesine neden olmuştur. Mora despotu 1444’ten beri Bizans’ın haçlı siyasetini desteklemek üzere güneyde Osmanlılara karşı hareketlerde bulunmaktaydı. Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu sıkışık durumdan yararlanmak isteyen Despot Konstantin, Korent Boğazına yakın yerlerin kendisine bırakılmasını Murad’dan istedi. Gönderdiği elçi Padişah tarafından Serez’de bir süre hapis edildi. II. Murad tahta tekrar çıktığı zaman Mora’ya sefer yaptı. II. Murad, Turahan Bey emrindeki birlikleri önceden gönderdi. Makedonya – Taselya üzerinden Mora’ya hareket eden II. Murad Patras ve Klaretza’ya kadar ilerledi. Mora Despotu Konstantin Osmanlı Devletine her yıl haraç vermeyi kabul etti.
ğ) II. Murad’ın Arnavutluk Seferleri (1448 – 1450)
Osmanlıların Arnavutluk harekâtı ilk kez 1410 ve daha sonra 1423 ve 1424 yıllarında yapılmıştı. Arnavutluğun gülü ve soylu ailelerinden Kastriyota ailesinden Mirdita Beyi yani Kastriyota, Osmanlı egemenliğini kabul ederek oğullarını rehin olarak Osmanlı sarayına göndermişti. Bu çocuklardan Jorj’a Müslüman olunca İskender adı verildi. İskender uzun yıllar saray eğitimi almış ve sancak beyi olmuştur. Babasının ölümü üzerine 1443’te ülkesi Osmanlı topraklarına katılmıştı. Morava Meydan Muharebesinde İskender Bey’in başında bulunduğu Türk birliğini bırakıp muharebe alanından kaçması Hunyad’ın zaferini kolaylaştıran mühim amillerden birini teşkil etmişti. İskender Bey az sonra babasının üç yüz adamı ile Türk garnizonunu kılıçtan geçirmiş, kendisini Arnavut Prensi ilan etmişti. Müslümanlıktan dönmesi çok ağır bir hadise olduğu gibi bölgedeki Türk hâkimiyeti için tehlike arz ediyordu. Ve İskender Bey Türklere kin besleyen ihtiraslı biriydi. 1448’de II. Murad bizzat sefere çıktı. Arnavutluk ilinde Kocacık Hisarı ile bazı kaleleri aldı. II. Murad 1450’de ikinci kez Arnavutluk seferine çıktı. Manisa’da çağırılarak Şehzade Mehmed’in de sefere katılması sağlandı. Arnavutluk’ta İskenderin merkezi olan Akçahisar kuşatıldı. Akçahisar sarp ve sağlam bir kale idi. Kuşatma iki ay sürdü. Kış mevsiminin gelmesi üzerine sonuç alınamadı. Edirne’ye dönüldü.
h) Kosova Zaferi (17 – 20 Ekim 1448)
Türklerin yeniden güçlendiğini gören Eflak Bey’i I. Vlad Drakula, padişahla anlaşmak istedi ise de Yanko tarafından öldürüldü (1447). II. Murad, o yaz Edirne’de kaldı. Papa ve Macar kralı ile ilişkide bulunarak yardım alan eski Arnavutluk Beyi’nin oğlu İskender Bey, Arnavutluk yolu üzerindeki Kocacık Hisarı’nın ele geçirmişti. Onun Venedik’le arasının açılması üzerine, Osmanlılar durumu elverişli gördüler ve 1448 yazında büyük bir ordu ile Arnavutluğa gelerek Kocacık Hisarı’nı zapt ettiler fakat az sonra Yanko’nun Arnavutluk’a doğru yürüdüğü haberi alındı. Sofya’ya çekilen padişah, ordusunu yeniden düzene soktuktan sonra Kosova civarında düşmana savaşı kabule mecbur bıraktı. Zorlu bir savaştan sonra Macarlar yenildiler (17 – 20 Ekim 1448). Yanko, 1444’teki gibi ateşli silahlar ile güçlendirilmiş arabaların himayesinde geri çekilebildi. Sırplar daha önce olduğu gibi bu kez de Macarlarla iş birliği yapmadılar ve Karamanlılar Murda’a asker yardımında bulundular. Böylece Kosova Ovasında Türkler ikinci kez parlak bir zafer kazandılar. Bu zaferde Osmanlılar Macar, Eflak, Polonya, Erdel ve Alman kuvvetlerinin teşkil ettiği bir orduyla savaşmıştı. Osmanlılar savaşta sahte Rica’t taktiğini kullandı. Bu savaş görünüşte bir Haçlı saldırısı gibi görünse de gerçekte öyle değildir. Çünkü Eflak Prensinin saf değiştirmesi ve Sırpların Osmanlıya yardım ettiği bilinmektedir. Bu dönemdeki savaşların önemli bir özelliği Osmanlıların ateşli silahları kullanmaya başlamasıdır.
Batıda: Sultan II. Murad, amcası ve kardeşiyle yapmak zorunda olduğu saltanat kavgasını bitirdikten sonra, Batıda Selanik yüzünden Venedik’e, Eflak ve Sırp olayları yüzünden tuna üzerine Macarlara karşı yürüttüğü mücadeleleri başarı ile sonuçlandırdı. Bunu izleyen 10 yıl içerisinde gerek Balkanlar’da gerek Anadolu’da, Yıldırım Bayezıd devrindeki durumun geri getirilmesi için büyük mücadeleler verilerek, özellikle Balkanlar’da önemli başarılar elde edildi. Ne var ki, 1441 – 1444 yıllarında ülkenin her iki yakasında da ciddi gerilemeler yaşandı. Venedik ve Macaristan, bir Haçlı seferi düşüncesiyle, büyük bir koalisyon oluşturarak Osmanlıları Avrupa’dan çıkartmak amacını güttüler. Ancak onların bu düşünceleri 1444 Varna Zaferi ile büyük ölçüde kırıldı. II. Murad devri Osmanlıların Balkanlarda yayılması ve yerleşmesi açısından önemli olmuştur.

Etiketler: ,

Kategori: Osmanlı Tarihi | Yorum yaz »

VARNA SAVAŞI (10 Kasım 1444)

Tarih: 30.11.2008, Ekleyen: admin

VARNA SAVAŞI (10 Kasım 1444)
Türk Ordusunun sağ koluna Anadolu Beylerbeyi Karaca Bey, sol koluna Rumeli Beylerbeyi Hadım Şehabettin Paşa kumanda ediyordu. Merkezde ise başkumandan olarak II. Murad, devlet adamlarının ve özellikle Veziriazam Çandarlı Halil Paşanın telkinleriyle göreve geldi. Türk Merkez Cephesinin önüne bir mızrak ucuna, Segedin barış metni takılmıştı.
Merkezde Yeniçerilerin önünde kazıklarla korunmuş hendek bulunuyordu. Haçlıların savaş düzeni ise şöyleydi; Merkezde Kral Ladislas vardı. Başkumandan sıfatıyla bütün kollara kumanda edecek olan Hunyad, gezici durumdaydı. İki tarafın kuvvet durumları hakkında çelişkili bilgiler var ise de çarpışan orduların bir birine denk olduğu söylenebilir. 10 Kasım Salı günü sabahtan, ikindiye kadar süren meydan savaşında Lehistan’ın ve Macaristan’ın genç kralı Ladislas yeniçeriler tarafından kuşatılarak atından düşürülüp başı kesildi. Ve savaşı Osmanlılar kazandı. Varna Zaferi, Bizans’ın bir bakıma ömrünün kısaldığının, Balkanlarda yoğun bir biçimde Türk nüfusunun güçlendiğinin göstergesidir.

Kategori: Osmanlı Tarihi | Yorum yaz »

II. MURAD’IN BATI FAALİYETLERİ

Tarih: 30.11.2008, Ekleyen: admin

II. MURAD
Saltanatı: 1421 – 1451
Babası: Çelebi Mehmed Han
Annesi: Emine Hatun
Doğumu: 1404
Vefatı: 3 Şubat 1451
Başkenti: Edirne ..devamını oku »

Etiketler: ,

Kategori: Osmanlı Tarihi | Yorum yaz »

GERİLEME DEVRİ (1699-1792)

Tarih: 23.10.2008, Ekleyen: zindan

18. YÜZYIL PADİŞAHLARI
1)- II. Mustafa (1695-1703) (IV. Mehmet’in oğlu)
2)- III. Ahmet (1703-1730) (IV. Mehmet’in oğlu)
3)- I. Mahmut (1730-1754) (II. Mustafa’nın oğlu)
4)- III. Osman (1754-1757) (II. Mustafa’nın oğlu
5)- III. Mustafa (1757-1774) (III.Ahmet’in oğlu)
6)- I. Abdülhamit (1774-1789) (III.Ahmet’in oğlu)
7)- III. Selim (1789-1807) (III.Mustafa’nın oğlu) ..devamını oku »

Kategori: Osmanlı Tarihi, Tarih | Yorum yaz »