Tarih: 06.08.2009, Ekleyen: admin
Osmanlı toplumundaki zanaatkar cemaatinin, genellikle ahilik geleneğine bağlı bir yapı içinde şekillendiği söylenebilir. Selçuklular’dan beri tabandan yukarıya doğru yükselen lonca örgütleşmesi, çeşitli meslek dallarını toplayan, onları desteleyen ve denetleyen, hem dini hem de iktisadi olan yönü olan sosyal bir kurumdur. Bu birlikler, bir yandan belirli zanaat dallarında çırakların yetiştirilip onların ustalaştırılmasına çalışmış, öte yandan da üretimin standart ölçülere uygun olarak yapılmasını sağlamıştır. Aynı anda kooperatif, iş eğitimi ve sendika fonksiyonlarını üstelenen loncalar, mimarlıkta büyük boyutu inşaatlara girişmemiş, fakat, saraya bağlı hassa mimarlarının denetimi altındaki şantiyelerde görev almışlardır. Bu gruptaki zanaatkarlar, geçimlerini sağlamak üzere daha çok teknik yönü ağır basan işler yaptıklarından kendilerine “ehl-i hiref” denmiştir. Arşiv belgelerinde zaman zaman rastlanan, cemaat-i hiref ve ehl-i hiref, hep aynı anlamda, yani sanat sahibi, esnaf anlamında kullanılmaktadır. Şehir mimarları, benna, neccar, taşçı, horasancı, keresteci vb. hep bu gruba dahildir. İnşaat esnafına genellikle “esnaf-ı mimar” adı veriliyordu.
Saray çevresinde eğitim görmüş baş mimar ve mimarlar, idari ve teknik bakımdan Şehremini’ne bağlıdırlar. Bu kesimi bünyesinde barındıran Hasa Mimarlar Ocağı, sarayın en güçlü okullarından biridir. Genellikle Yeniçeri Ocağından, saraydaki öteki sanatçılardan ya da dışarıdan seçilen yetenekli gençler bu okulda teorik ve uygulamalı dersler görürler, usta çırak ilişkisi içinde eğitimlerini sürdürürlerdi. Hassa Mimarlar Ocağı’nın başlıca görevleri, devlet inşaatlarının planlarını yapmak, onarımlarını denetlemek, keşif bedellerini hesaplamak ve inşaatın uygulamasını yürütmektir.
Ekonomik gelişmeyle mimarlık faaliyetleri arasındaki dinamik bağ, az veya çok Osmanlı devrinin bütün eserlerine yansımaktadır. Bütün sanatlarda yaygın olarak görülen bir üslup karakterinin ve mimarideki zirve noktalarının gelişme çizgisi böylece anlam kazanabilmektedir. Öte yandan, inşa yöntemleri ve teknolojisinin ağır geliştiği bu dönemlerde bazı yeniliklerin doğrudan doğruya sanatçıdan geldiğini kabul etmek durumundayız.
Dini Mimari ..devamını oku »
Etiketler: Atik Ali Paşa,Benna,Beylerbeyi Camii,Bizans,Bursa,Dini Mimari,Dolmabahçe,edirne,Emir Sultan,Horasancı,II. Bayezid,Koca Sinan,Lale Devri,Manisa,Mimar,Mimar Sinan,mimari,Mimarlar ocağı,mimarlık,Neccar,Nuruosmaniye,Orhan Camileri,Ortaköy,Osmanl Tarihiı,Osmanlı,Rum Mehmet Paşa,Rüstem Paşa Camii,Şadırvan,Sanat,Saruhanlı,Selçuklu mimarisi,Selçuklular,Selimiye Camii,Süleymaniye Camii,Tarih,Tophane,Üç Şerefeli Cami,Ulu Cami,Yakup Şah,Yeniçeri Ocağı,Yeşil Cami,Yıldırım Beyazıt,Zanaatkar
Kategori: Osmanlı Mimarisi, Tarih | Yorum yaz »