Kategoriler

Zalimlerin zulmü varsa..

Takvim

Meta

Arşiv

Blogroll

Laikliğin Tarihçesi

Tarih: 07.10.2009, Ekleyen: admin

Devlette din kurumu arasındaki ilişkiler üç şekilde görünür. Dine bağlı devlet sistemi, devlete bağlı din sistemi ve laik sistem.
Dine bağlı devlet sisteminde, dini başkan aynı zamanda devletin de başkanıdır. Ahirete ait ve dünyaya ait güç aynı kişide toplanmıştır. Osmanlı Devleti dine bağlı bir devlettir.
Devlete bağlı din sisteminde, din kurumu devlete bağlıdır. Din, devlet otoritesinin baskısı altındadır.
Laik sistemde ise dini ve dünyevi otoriteler ayrılmıştır. Laik devlet vatandaşların dünyaya ait, beşeri ihtiyaçları ile ilgilenen ve bunları karşılamaya çalışan devlet demektir. Laik devlette dini işler özel işler sayılmıştır. Laik devlet sisteminde din ve vicdan özgürlüğü vardır ve en geniş şekilde uygulanır.
Yakın çağlara kadar din toplum hayatında etkili olmuş, resmi bir nitelik taşımış, günlük hayata karışmıştır. Bu tür toplumlarda suç ile günah aynı anlama gelmektedir. Fertlerin devletin kabul ettiği bir din dışında herhangi bir dini kabul etmesi, bu dine ait ayinleri yerine getirmesi imkânı mevcut değildir. Din ile devletin birbirine karıştığı, iç içe olduğu bir düzende fertlerin din özgürlüğünden bahsetmek mümkün değildir. Bu döneme, teokratik baskı devresi diğer deyimle dinin topluma hâkim olduğu, baskı yaptığı devre denilir.
Osmanlı Devleti dini bir devletti. Ancak devlet yönetiminde, Müslüman olmayanlar, toleranstan yararlanmışlar, dinde ayrı olanlar hoşgörü ile karşılanmışlardır. Tanzimat Fermanı ve Islahat Fermanı da gerçek anlamda bir din eşitliğine imkân vermemiştir. Sadece İslam dininin dışında olanlarla Fermanlarla Padişahın lütfünden yararlanmışlardır. Gerçek anlamda laiklik yeni Türk Devleti ile gerçekleşmiştir.
Tarihi gelişmeler, dini devletten laik devlete doğru yönelmeyi gerekli kılmaktadır. Laik devlet modern devletin bir niteliği çağımızın devlet anlayışının özelliğidir. Laik olmayan devlet ortaçağ devletidir.

Etiketler: ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

Kategori: Laikliğin Tarihçesi | Yorum yaz »