Tarih: 20.11.2009, Ekleyen: admin
19. ve 20. Yüzyılın teknik ve hayat şartlarının en hızlı şekilde ilerlediği asırlar olduğunu düşünürsek bu ilerlemelerin insan hayatı üzerine olumlu olduğu kadar olumsuz etkileri de olmuştur. Aşırı yorgunluk, Stres, Dengesiz beslenme ve bununla birlikte gerek beden gerekse ruh sağlığındaki bozulmalar çeşitli hastalıkların türemesine de neden olmuştur. Alzheimer hastalığına da çağın getirdiği yeni hastalıklar listesine koyarsak herhalde hata etmemiş oluruz. Bu yazımızda Alzheimer hastalığıyla ilgili bilgiler bulabilir ve korunma yöntemlerini öğrenebilirsiniz.
Alzheimer hastalığı, günlük yaşamsal aktivitelerde azalma ve bilişsel yeteneklerde bozulma ile karakterize, nöropsikiyatrik semptomların ve davranış değişikliklerinin eşlik ettiği nörodejenaratif bir hastalıktır. Demansın en sık görülen tipidir.
Çok dikkat çekici, erken semptomlardan biri hafıza kaybıdır. Bu hafıza kaybı, geçmiş hafızanın korunduğu, hastalığın ilerlemesi ile birlikte sıklıkla telaffuz edilmeye başlanan küçük unutkanlıkların başlaması şeklindedir. Bozukluğun ilerlemesi ile bilişsel (kognitif) yeteneklerdeki kayıp, frontal ve temporal lob işlevleri ile ilişkili, dil alanlarında (afazi), beceri gerektiren hareketlerde (apraksi) ve tanıma fonksiyonlarında bozulmaya doğru uzanım göstermeye başlar. Altta yatan patolojik sürecin yansıması olarak limbik sistem ile frontal ve temporal loblar arasındaki bağlantılarda kopmalar olur. Patolojik süreç temporoparietal korteksin yoğun bir şekilde tutulduğu fakat frontal lobuda etkileyen amiloid plak ve nörofibriler yumaklarla karakterize inflamatuvar cevabın birlikteliğinde nöron kaybı ve atrofisini içerir.
Hastalığın kesin nedeni bilinmemektedir. Genetik faktörler suçlanmaktadır. Erken başlangıçlı alzheimer hastaları ve az sayıdaki ailesel vakalarda üç farklı gende dominant mutasyon tespit edilmiştir. Daha sık görülen geç başlangıçlı alzheimer hastalarında ApoE’nin duyarlılık genlerinden biri olduğu doğrulanmıştır. Bu hastalığı Alois Alzheimer bulmuştur. Alzheimer’a yakalanmamak için antioksidan içeren 3 meyveyi her gün yemek gerek
İngiltere’de yapılan bir araştırma, antioksidan içeren meyvelerden; elma, muz ve portakal’ın alzheimer ve parkinson gibi beyin fonksiyonlarını etkileyen ya da yavaşlatan hastalıkları önlediğini ortaya çıkarttı. Çalışmayı yapan Profesör Chang Lee, Batı’da ünlü olan bu 3 meyveyle yapılan günlük dietin stres altındaki bünyelerde sinirleri kontrol edip ve düzenlediğini ifade etti. Alzheimer hastalığının aşırı stres sonucu ortaya çıktığı biliniyor.
Alzheimer hastalığı bellek, dil ve mantıklı düşünme de dahil olmak üzere bütün zihinsel yetilerde ilerleyici kötülemeye, gündelik etkinlikleri ve davranışları yerine getirme yetisinde değişikliklerin eşlik ettiği bir hastalıktır.
30’lu yaşlarının sonlarında Alzheimer hastalığına tutulduğu bildirilen bireyler olmakla birlikte, hastalık genellikle 60 yaşından sonra ortaya çıkar.3 Araştırmalar beyindeki özgül bazı sinir hücrelerinin dejenere olduğunu ve beynin sözcük anlamında büzüştüğünü göstermiştir. Beynin tutulan alanlarına ait işlevler kademe kademe kötüler, ve bellekte (özellikle kısa süreli bellek), yoğunlaşmada, yönelimde, soyut düşünmede bozuklukların yanı sıra kişilik değişiklikleri ortaya çıkar ve önünde sonunda yıkanma ve giyinme gibi gündelik etkinlikleri yerine getirme yetisi kaybolur.
Alzheimer hastalığının geniş biçimde tanımlanmış üç evresi vardır, ancak hastalar arasında büyük farklılıklar görülebilir. Bu üç evre yaklaşık bir hastalık takvimiyle Şekil 3’te özetlenmiştir. Alzheimer hastalığı olan kişilerde zaman içinde beyin işlevlerinde ilerleyici düşme gözlenir ve tanıdan sonra ortalama yaşam beklentisi 7-10 yıldır.
Davranışsal belirtiler
Demanslı hastalarda en sık görülen davranışsal değişiklikler apati ve atıllıktır (hiçbir şey yapma isteği duymama).6 Alzheimer hastalığının bir evresinde, genellikle de hastalık ilerlediğinde, amaçsız gezinme ve saldırganlık gibi sorunlar ortaya çıkar.3 Volta atma ve karıştırma (sözgelimi, Alzheimer hastalığı olan kadınlar sürekli çantalarını karıştırıp durabilirler) gibi amaçsız davranışlar Alzheimer hastalığı için karakteristiktir.6
Depresyon
Depresyon semptomları Alzheimer hastalığında yaygındır, hastaların yaklaşık %40-50’sinde bunların varlığı bildirilmektedir. Hastalarda bilişsel bozulmanın daha az olduğu erken evrelerde daha sık ortaya çıkma eğilimindedirler ve hastalığına karşı bir miktar içgörüsü kalmış olan hastalarda daha sık olabilirler.
Ajitasyon
Saldırganlık, kavgacılık, bağırma, hiperaktivite ve disinhibisyon (normal toplumsal sınırların dışına taşan davranışlar) gibi bir dizi davranışsal bozukluğu kapsayan genel bir terimdir. Demanslı hastaların %50’ye varan bir oranında, özellikle de hastalığın orta ve ileri evrelerinde ajitasyon görülür.
Psikoz
Hastaların küçük bir oranında paranoya, sanrılar ve varsanılar ortaya çıkar. Bunlar hastalar ve bakım verenler açısından özellikle sıkıntı verici olabilir ve şiddete yol açabilir. Bir çalışmada, olası Alzheimer hastalığı tanısı konmuş hastaların neredeyse yarısında (%43.5) sanrılar bulunduğu gösterildi.
Alzheimer hastalığında en sık görülen sanrılar kötülük görme tipindedir (birinin kendi peşinde olduğuna ya da onu öldüreceğine inanmak). Alzheimer hastalığında görülen beş tipik sanrı şunlardır:
• insanların bir şeyler çaldıkları
• o evin kendi evi olmadığı
• eşinin (veya bakım veren diğer bir kişinin) yerine başkasının geçmiş olduğu
• terk edilme
• sadakatsizlik
Varsanılar veya gerçekte olmayan şeyler görme veya işitme belirtileri Alzheimer hastalığı olanlarda sıktır ve daha sık olarak görseldir.9
Uyku bozukluğu –uykuya dalma güçlüğü, sık uyanmalar, geceleri dolaşma ve diürnal ritmlerde değişiklikleri içerir. Uyku bozuklukları Alzheimer hastalığında yaygındır.
Etiketler: Afazi,Alzheimer,Amiloid,Apati,ApoE,Atrofi,Demans,Doğal Şifalar,Frontal,Genetik Bulgular,Genetik Hastalıklar,Hasta,hastalıklar,Hücreler,İnflamatuvar,Kognitif,Limbik,Lobuda,Nörofibriler,Nöropsikyatri,Parkinson,Prof. Chang Lee,Ruh Hastalıkları,Sağlık,Şifalar,Stres,Temporal,Vücut Fonksiyonları
Kategori: ALAHEİMER, Sağlık | Yorum yaz »