KategorilerZalimlerin zulmü varsa..TakvimMetaArşivBlogroll |
DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ’NDE FINDIK EKONOMİSİTarih: 28.02.2009, Ekleyen: admin Doç. Dr. Metin BERBER Fındık, bitkiler aleminde Fagales takımının Betulaceae familyası içinde yer alan Corylus cinsine ait sert kabuklu bir meyvedir.Yabani türleri, kuzey yarım kürede Japonya’dan Kuzey Amerika’ya kadar uzanan ılıman iklim kuşağında yetişir. Kültür türleri ise, Artvin’den Kırklareli’ne kadar uzanan Anadolu’nun kuzey kıyılarında üretilmektedir. Bu özelliğine rağmen, Türkiye’de fındık üretimi, en uygun ekolojik koşullara sahip doğal yayılma olan Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yoğunlaşmıştır. Ancak, yüksek destekleme alımları, bölgeden göç edenlerin fındık üretim düşüncesini de beraberinde götürmeleri gibi ana etkenler ve diğer yan etkenler nedeniyle, fındık üretim alanlarında zamanla genişlemeler olmuştur. Bugün Türkiye’de fındık üretim alanları esas olarak şu şekilde ayırıma tabi tutulmaktadır; I.Standart bölgede alan genişlemesi maksimum düzeye ulaştığından gelecek dönemlerde önemli oranda bir artış beklenmemektedir. Hatta bazı yörelerde (Rize, Artvin) çay tarımının fındığa tercih edildiği dikkate alınırsa, fındık alanlarında azalmanın olması da ihtimal dahilindedir. Bunun yanında II.standart bölgede fındık üretim alanları giderek genişlemektedir. Bu genişleme bir taraftan alternatif ürünlerin üretim alanlarını daraltırken, diğer taraftan üretim miktarında büyük artışlara neden olmaktadır. Fındık üretiminin verimin yüksek, ancak kalitenin düşük olduğu bölgelerde hızla artması, fındıkta ve alternatif ürünlerde izlenilen fiyat politikalarıyla yakından ilişkilidir. Fındıkta destekleme fiyat politikası ile üretimin özendirilmesi özellikle 1970-80 döneminde üretim alanlarında büyük oranlı artışlara neden olmuştur. Destekleme fiyat politikası ile ulaşılmak istenen hedef, özellikle kaliteli fındığın yetişme ekolojisine sahip ve tek ürüne bağımlı bulunan klasik fındık bölgesindeki (Trabzon, Giresun, Ordu) fındık tarımını özendirmekti. Bunun yanı sıra, geçimi yalnızca fındık tarımına dayalı olan yüz binlerce ailenin refah seviyesinin yükseltilmesi ve meyilli arazi yapısına sahip olan bölgede yağmur erozyonunun neden olduğu toprak kaybının, fındık ağacı köklerinin anti-erezyonik özelliğinden yararlanılarak önlenmesi de uygulanan politikaların gözettiği diğer hedefler arasındaydı. Ancak, destekleme politikaları neticesinde bugün ulaşılan nokta, amaçlanan hedeflerle ulaşılan sonuçların çok farklı olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir. İzlenen yüksek fiyat politikası üretim alanlarının yalnızca amaçlanan klasik bölgede değil, aksine bu bölgenin dışındaki alanlarda büyük yayılma göstermesine neden olmuştur. Önce, Samsun’un Terme ve Çarşamba ovaları daha sonra da Türkiye’nin en verimli ovaları arasında olan Bafra ve Sakarya ovaları fındık üretim alanı haline gelmiştir. İstenilmeyen yönde ortaya çıkan bu gelişme 1980′li yılların başında fındık üretimi ve üretim alanlarının kontrol altına alınması zorunluluğunu gündeme getirmiştir. Bu amaçla ilk kez 1983 yılında 2844 sayılı “Fındık Üretiminin Planlanması ve Dikim Alanlarının Belirlenmesi” hakkındaki kanun kabul edilmiştir. Ancak, bu kanunun uygulamaya, konuluşu 1989 yılında gerçekleştirilebilmiştir. Kanuna göre, fındık üretim alanlarının genişletilmesi izne bağlı tutulmuş ve denetimi de İl Tarım Müdürlükleri’ne bırakılmıştır. Ancak mevcut durum, bu kanunun bekleneni veremediğini ve fındık üretim alanlarında artışın devam ettiğini göstermektedir. Ancak 1980 yılından sonra izlenilen fiyat politikası, bu olumsuz gelişmenin hızını önceki dönemlere göre önemli oranda azaltmıştır. Bu gelişmeden ise, daha çok kaliteli fındık üretimine uygun yörelerin üreticileri zarar görmüştür. 1.2.Türkiye’de Fındık Üretim Miktarları Türkiye’de fındık üretimindeki gelişmeler, üretim alanlarındaki gelişmelerle paralellik arz etmektedir. Ancak, üretim miktarlarında, alanlardaki gibi istikrarlı bir artış söz konusu olmayıp, yıllar itibariyle büyük oranlarda dalgalanmaların olduğu dikkat çekmektedir. Bu dalgalanmaların oluşumunda; fındık çeşitlerimize özgü bir periyodisite eğilimi olmasının yanı sıra, girdi fiyatlarındaki değişimler, girdi kullanım miktarlarındaki değişiklikler, zirai mücadelede ve bakım usullerindeki tercih değişiklikleri, bol ürün yıllarında yorgun düşen toprağın veriminin azalması ve en önemlisi iklim koşullarının etkisi vardır [Çetiner, 1990, ss.51-68]. Nitekim, olumsuz iklim koşullarının yaşandığı 1960,1965, 1967, 1971, 1982, 1985 ve 1987 yıllarında elde edilen ürün miktarının diğer yıllara oranla düşük oluşu bu görüşü doğrular niteliktedir [Hacıibrahimoğlu, 1992, s.18]. Üretim miktarlarının bölgeler arasındaki yüzde dağılımı ise II.standart bölge lehine gelişme göstermiştir. 1960′lı yıllarda %80 I.standart bölge, %20 II.standart bölge alan dağılım yüzdesi 1990′lı yıllarda sırasıyla %70 ve %30 olarak gerçekleşmiştir. Fındık üretim miktarlarının bölgeler arasındaki yüzde dağılımı, üretim alanlarının yüzde dağılımı ile paralellik arzetmektedir.
Etiketler: Ekonomi,Fındık,Karadeniz,Karadeniz Ekonomisi Kategori: GENEL BİLGİLER | Yorum yaz » Karadeniz Bölgesi Ve ÖzellikleriTarih: 28.02.2009, Ekleyen: admin KARADENİZ BÖLGESİNİN EKONOMİK ÖZELLİKLERİ
Etiketler: Amasya,Bolu,Doğu Karadeniz,Düzce Ovası,Fındık,Karadeniz,Tokat,Tütün Kategori: GENEL BİLGİLER | Yorum yaz » Döviz ve Dövizle İlgili HerşeyTarih: 28.02.2009, Ekleyen: admin Döviz Kuru Nedir?
Etiketler: Dış Borçlanma,Döviz,Finans,Kur,Para,Vergi Kategori: GENEL BİLGİLER | Yorum yaz » Üniter Devlet ve Federal Devlet KarşılaştırmasıTarih: 28.02.2009, Ekleyen: admin “Üniter devlete “tek devlet” ya da “basit devlet” denir. Üniter devlet, devletin; ülke millet ve egemenlik unsurları yanında yasama, yürütme ve yargı organları bakımından teklik özelliği gösteren şeklidir. Devletin unsurlarında ve organlarında teklik özelliği ile tanımlanır.
Etiketler: Devlet Yönetimi,Federal Devlet,Hukuk,Siyasal ve İdari Bilimler,Siyasi ve İdari Bilimler,Sosyal Devlet,Üniter Devlet Kategori: GENEL BİLGİLER | Yorum yaz » MEHMET FUAT KÖPRÜLÜ (İstanbul, 1890 – İstanbul, 1966)Tarih: 27.02.2009, Ekleyen: admin MEHMET FUAT KÖPRÜLÜ (İstanbul, 1890 – İstanbul, 1966)
Etiketler: Edebi Şahsiyetler,Edebiyat,İstanbul,Köprülü,Mehmet Kategori: Edebi Şahsiyetler | Yorum yaz » Teokratik Devlet ve Laik Devlet KarşılaştırmasıTarih: 27.02.2009, Ekleyen: admin Devlet din ile olan ilişkisine dayalı yönetim yapısı olarak ikiye ayrılır. Bunlar teokratik ve laik devlettir. Bu devlet yapılarından teokratik devletin anlaşılabilmesi için öncelikle “teokrasi” kelimesinin anlamını bilmek gerekmektedir. Teokrasi köken olarak Yunanca bir kelimedir. İki parçadan meydana gelir. Birincisi Theo; ilah, ikincisi kratos ise kuvvet, güç demektir.
Etiketler: Denge,Devlet Yönetimi,Kuvvet,Laiklik,Teokrat Kategori: GENEL BİLGİLER | Yorum yaz » Devlet Nedir?Tarih: 27.02.2009, Ekleyen: admin Devletin ne olduğu konusunda ve nasıl ortaya çıktığı konusunda çeşitli kaynaklarda farklı görüşlere yer verilmiştir. Devletin tanımını yapabilmek için bu görüşlerin ortak noktasını bulmak ve ona göre hüküm vermek gerekir.
Etiketler: Devlet,Devlet Yönetimi,Siyaset,Sosyal,Türköne,Yönetim Kategori: GENEL BİLGİLER | Yorum yaz » Kısa Kısa Edebiyatçılarımız ve FelsefeleriTarih: 27.02.2009, Ekleyen: admin UNUTULMAYAN EDEBİYATÇILARIMIZ
Etiketler: Ahmet RasimSüleyman Nazif,Halil Nihat,Mehmet Nuri,Mevlana,Necip Fazıl,Tarhan,YUNUS EMRE Kategori: Edebi Şahsiyetler | Yorum yaz »
|
















