Tarih: 21.07.2010, Ekleyen: admin
Gıdalarda bakterilerin bulunması doğaldır. Bazı bakteriler gıdalarda bozulmalara neden olmaktadır. Ayrıca bazı gıdalarda, özellikle çiğ olanlarda, gıdaların insan sağlığı açısından zararlı hale gelmesine, dolayısıyla tüketildiklerinde, insanlarda gıda zehirlenmelerine bağlı hastalanmalara neden olan bakteriler bulunabilmektedir.
Bu nedenle, mutfaklarda, gıda üreten işletmelerde, gıda ürünleri satılan dükkanlarda, yiyecek hazırlayıp satan yerlerde çalışanlar ile işi gereği gıdayla temas eden çalışanların, gıdaların bakterilerle bulaşmasını önlemede, dolayısıyla gıda kaynaklı hastalıkların oluşmasını ve yayılmasını önlemede halka karşı çok önemli sorumlulukları vardır.
Gıda kaynaklı hastalıkları önlemenin en önemli yolu kişisel hijyen ve temizlik kurallarına sıkı şekilde uymaktan geçer.
Kişisel hijyen ve temizlik kurullarına uyulması, sadece kişinin kendisini değil, işini, firma ve/veya endüstrinin saygınlığını ve halk sağlılığını korur.
Sadece bir zehirlenme vakası bile ilgili ürün, firma ve/veya endüstrinin yok olmasına neden olabilmektedir.
Sağlıklı insanlar bile vücutlarında gıda zehirlenmesine neden olabilecek bakterileri taşırlar. Bu bakteriler burun, ağız veya vücudun diğer bölgelerine dokunma yoluyla ellere, ellerden de gıdalara bulaşabilmektedir.
Ellerin sık sık yıkanmasıyla bakterilerin gıdalara ve/veya insanlara bulaşma şansını önemli ölçüde azaltmaktadır. Ellerin içi ve dışı yanında, parmak araları, tırnak içleri ve bileklerin de sabun ve ılık suyla yıkanması gerekmektedir.
Gıdayla temastan önce ve çalışma sırasında sık sık ellerin yıkanması gerekmektedir. Ayrıca
• çiğ gıdalara temas ettikten sonra,
• hayvansal ürünlerle uğraştıktan sonra,
• tuvalet kullanımından sonra,
• öksürdükten hapşurduktan sonra,
• kağıt/bez mendil kullanımından sonra,
• göz, burun, ağız veya vücudun diğer, bölgelerine dokunduktan sonra,
• atıklarla uğraştıktan sonra,
• sigara içtikten sonra,
• her dinlenme/aradan sonra,
• iş alanına dönmeden önce,
ellerin yıkanması gerekmektedir.
Eller yıkandıktan sonra atılabilir kağıt havlularla veya el kurutucusunda kurutulmalıdır. Elleri kurutmak, el yıkamanın etkisinin tam olarak görülebilmesi için şarttır.Tırnaklar kısa ve temiz olmalı, tırnak cilası ya da oje kullanılmamalıdır.Gıdaların hazırlandığı veya depolandığı yerlerde, aşağıda belirtilen davranışların yapılması bakterilerin gıdalara bulaşmasına neden olmaktadır:Sigara içme ,Sakız çiğneme ,Tükürme,Bebeklerin altlarının değiştirilmesi,Yemek yeme
Saç, mücevher ve elbiseler de bakteri taşıyabilmekte ve yayılmasına neden olabilmektedir. Bu yollarla bakteri yayılmasını önlemek için saçlar arkada toplanmalı ya da saç dökülmesini önleyecek şekilde şapka giyilmelidir. Ayrıca yüzük takılmamalı, takılıyorsa düz/desensiz olmalıdır. Gıda üretim/hazırlama alanlarında günlük giysilerin üzerine temiz çalışma elbiseleri giyilmelidir. Kişisel eşyalar ve çalışma sırasında giyilmeyen giysiler gıda hazırlama/üretim alanından uzakta tutulmalıdır.
El veya kollarda kesik ya da yaralar varsa, bunlar su geçirmez bandajlarla kapatılmalıdır. Yara/kesik elde ise, bandajın üzerine atılabilir eldivenler giyilmelidir. Bandaj ve atılabilir eldiven düzenli olarak değiştirilmelidir. (Düştüğünde kolayca görülebilmesi için parlak renkli bandajlar tercih edilmelidir).
Çalışan(lar)da gıdalarla yayılabilen hastalıklar görüldüğünde, çalışanın gıdayla teması mutlaka kesilmelidir. Bu hastalıklar arasında mide/bağırsak hastalıkları ile sarılık (A ve E tipi) sayılabilir. Kişisel hijyenin sağlanması, gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesi ve dolayısıyla toplumsal sorumluluk anlayışı açısından önemlidir. Müşteriler hijyen kurallarına titizlikle uyan çalışanları olan firmaların, güvenli gıda üretim teknikleriyle ürettikleri ürünleri tercih etmektedirler.
Çalışanlar/firmalar kendilerinin/ailelerinin yemek istemeyeceği gıdaları üretmemelidir.
Kategori: Gıda Üretiminde Çalışanların Hijyeni | Yorum yaz »
Tarih: 20.07.2010, Ekleyen: admin
Gıda ve Gıda Temizliği
Yaşam düzeyinin artması ile teknoloji olarak verilen hizmetin doğal olarak daha da iyi olması beklenmektedir. Sağlıklı gıda tüketiminin sağlanması ve teşvik edilmelidir. Basit bir anlatım ile besin değerini kaybetmemiş, fiziksel, kimyasal mikrobiyolojik açıdan temiz olan, bozulmamış gıda maddesi sağlıklı gıda olarak tanımlanabilir.
Dünya gıda sektöründeki gelişmelerle ülkemiz gıda sektöründeki gelişmeler karşılaştırıldığında , gerek mevcut imkanlar ve gerekse üretici ve tüketici bilinci açısından ele alındığında üzücü ama gerçek olan, önemli eksikliklerin olduğudur.
Yaşam düzeyinin artması ile teknoloji olarak verilen hizmetin doğal olarak daha da iyi olması beklenmektedir. Tüketime sunulan gıdanın nedenli sağlıklı olduğu, pek çok aşamada yapılan kontroller ile belirlenmektedir. En iyi kontrol denetleyicileri ise; üreticinin bizzat kendisi, yasal kontrol kuruluşları ve tüketicilerdir. Gıdanın sağlığı dendiğinde farklı kriterler dikkate alınmıştır. Örneğin: ABD’de 1992 yılında Gıda Pazarlama Enstitüsü ( Food Marketing Instıtute) yaptığı ankette; tüketici gıdalardaki pestisit kalıntılarını, üreticiler ise, gıdalardaki mikroorganizmaları birinci derecede gıda tehlikesi olarak görmektedirler.
Bütün gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, gıda konularında öngörülen temel ilke; tüketicinin sağlıklı ve nitelikli gıdalarla beslenerek gerek hastalık etmenlerinden ve gerekse yeterli ve dengeli beslenme yönünden sağlığının korunması ve gıda alımında aldatılmasının önlenmesidir. ..devamını oku »
Etiketler: Food,Food Marketing Instıtute,gıda,Gıda Kontrolü,Gıda Mühendiliği,Gıda Mühendisi,Gıda Pazarlama Enstitüsü,Gıda Sektörü,Gıda Teknisyeni,Gıda Temizliği,Gıda Üreticileri,Gıda Üretimi,Mikrobiyoloji,Pestisit,Sağlık
Kategori: Hijyen (Gıda Temizliği) | Yorum yaz »
Tarih: 14.07.2010, Ekleyen: admin
İlaç nedir ?
İnsanlara yada hayvanlara bir hastalığın tedavisi , önlenmesi yada teşhisi amcıyla verililen maddeleri belirten genel terimdir.İlaçlar , ağrıları yada başka rahatsız edici durumları dindirmek , zihin ve bedenin normal dışı durumlarını düzeltmek ve denetim altında tutmak için kullanılırlar.Reçeteyle verilen bir ilacın hekim yada diş hekimi tarafından özel olarak yazılması gerekir.Reçetesiz verilen ilacın alınması ve kullanılması içise , meslekten bir kişinin onayı gerekmez.
Eczanede ilaç ;
Eczacı tarafından üretilir , ambalajlanır , kontrol edilir.GMP eczacının bilgi ve tecrubesine bağlıdır.Üretim çok küçük olduğu için kontrol kolaydır.
Sanayide ilaç ;
(Araştırma-Geliştirme) bölümleri vardır.Çalışanların yanında denetleyici olmalıdır.Onaylaya , kartotexleri yapanlar da bulunmalıdır.Dökümanlar belli bir süre saklanmalıdır.Firma her Çok fazla hacimde üretilir.İş bölümü söz konusudur.Üretim , kalite kontrol , ambalaj , Ar-Ge preparatını saflık , miktar tayini , üretim aşamaları ve ilaç içeriği açısından kontrol etmelidir.Preparat piyasaya çıktıktan sonrada izlemeye devam etmelidir.
Bir ilaç üretilirken üç ayrı bölüm vardır :
1)Kalite Emniyeti
2)GMP
3)Kalite Kontrol
*Kalite : Muhtahzarın formülü , spesifikasyon ve analizi ile GMP kurallarına uygunluğuna denir.
1)Kalite Emniyeti: ..devamını oku »
Etiketler: Devlette Terör,Eczacıların devleti dolandırışı,Eczaıların İnsan Hayatına vermediği Değer,Eczanelerde dönen dolaplar,Em,GMP,Hastahane,İlaç,Kalite Emniyeti,Kalite Kontrol,Kaos,Laboratuar,Master,Memur Terörü,Nöbetçi Eczaneler,Reçete,ruhsatsız İlaç Satışı,Saçmalık,Sağlık Bakanlığı,Üretim İzni
Kategori: İlaç Nedir? | Yorum yaz »
Tarih: 13.07.2010, Ekleyen: admin
Grip Nasıl Bir Hastalıktır?
Grip asıl olarak solunum yollarında yerleşen Influenza A, B ve C virülerinin neden olduğu, yüksek ateş ve yaygın kas ağrıları ve kırgınlık ile seyreden; toplumda aynı anda bir çok kişiyi hastalandırıp çok sayıda ölümlere yol açan, kolay yayılabildiğinden bilhassa kış mevsiminde salgınlar yapan bulaşıcı bir hastalıktır.
Grip Virüsünün Özelliklerinden Bahseder misiniz?
Influenza B virüsü çok nadiren salgın yapar ve genellikle daha hafif seyreder. C virüsü ise hemen hiç salgın nedeni olmaz. Grip salgınlarına yol açan virüs asıl olarak Influenza A’dır. Bu virüslerin özelliği, çok kolay bulaşabilmesi ve toplumda aynı anda birçok kişiyi birden hastalandırabilmesidir. Virüsün antijenik yapısı çok sık değiştiği için toplumda herhangi bir dirençle karşılaşmadan hızla yayılabilmekte ve epidemi (bir toplumda görülen salgın) ve pandemilere (dünyada bir çok toplumda görülen salgın) yol açmaktadır. 9-39 yıllık periyotlarda major antijenik değişim ortaya çıktığından pandemi yapıp bir çok ülkede aynı anda milyonlarca kişiyi hastalandırmaktadır. 1889′dan bu yana en az 5 pandemi yaşanmıştır. 1918-1919 pandemisi sırasında milyarlarca kişi hastalığa yakalanmış ve yaklaşık 25 milyon kişi ölmüştür.
Nezle, Soğuk Algınlığı ile Grip Arasında Fark Nedir? ..devamını oku »
Etiketler: Antijenik,Çin Gribi,Gribin Belirtileri,Grip Aşısı,Grip Hastalığı Nedir,Grip Nasıl Bir Hastalıktır,Grip Nasıl Bulaşır,Grip Nedir,Grip Salgını,Grip Salgınına Yol Açan Virüsler,Grip Salıgınları Nasıl Meydana Gelir,Grip Tedavisi,Grip Virüsü,Hongkong Gribi,İlaç Sanayi,Influenza,Pandemi,Rus Gribi,Soğuk Algınlığı,Virüs
Kategori: Grip Hastalığı | Yorum yaz »
Tarih: 13.07.2010, Ekleyen: admin

Çıtıpıtı bir örnek,KOLAY GELSİN
Etiketler: iğne oyası,iğne oyası çeşitleri,iğne oyası modeli,iğne oyası örneği,iğne oyası teknikleri,sık iğne oyası
Kategori: GENEL BİLGİLER | Yorum yaz »
Tarih: 11.07.2010, Ekleyen: admin
TÜRKLERDE MEZAR TAŞLARI
Ziyaret olunan yer manasında olan , ölü gömülen ve üzeri bina ile örtülmemiş çukura mezar , kabirdenilmesi, üstü yapılan müslüman kabirlerine türbe adı varilmesine , bu üstüne bina yapılmamış mezarların baş ve ayak uçlarına taş ve heykeller dikildiği görülmektedir.
Eski Yunanlılar ve Romalılarda ve diğer toplumlarda bu maksatla mezarlar, mezar binaları, anıtlara ait bilgiler mevcuttur. Türbeler ve mezar abideleri sanat tarihi bakımından , kurganlar, yer altı mezar mağraları, ehramlar, mozaleler, mezar abideleri , mahsen mezarlar gibişeylerdir. Dinler tarihi bakımından da önemli olan mezar, mezar taşları , türbe ve mezar anıtları geniş bir inceleme konusu olmaktadır.
Bilhassa Göktürklerde hakan veya kahramanların , ünlü kişilerin mezarları üzerine “ öldürdükleri düşmanları” temsil eden heykel veya taşları diktikleri , eğer taş bulamazlarsa ağaçtan yapılmış heykel veya kazıları bu maksatla kullandıkları ve bu şekilde dikilen taşlara Balbal denildiği ileri sürülmektedir. Bu Balbal ve Balbal dikme adeti “Eski Türk Yazıtları” arasında Kül Tegin yazıtının Cenup Bilge Han yazıtının doğu tarafında yer almaktadır. Balbal dikme itikatının , Türklerin öldükten sonra öbür dünyada da haayatın mevcut olduğu ve insanın ölünce öbür dünyaya göç ettiğine, ölünün öbür dünyada herşeye ihtiyacı olacağından eşyaların mezara konmasına inanılırdı.
Öldürülen düşmanlar için , kahramanın mezarı üzerine sembol mahiyetinde bir sıra taşlar konulduğu , ayrıca ünlü kahramanların mezaeına adeta bir mezar taşı gibi heykel dikildiği görüşü de bulunmaktadır. Aslında Balbal heykl değildfir. Sadece öldürülen düşmanlar için dikilmiş taşlardır. Resimli lanlar ise gömülen Türkleri temsil eder. Mezar üstünde birçok taş bulunurdu. Bu Balbal benzeri taş dikme adet ve inancının Asya’nın doğusundan Avrupa’nın batısına kadar hatta İspanya’ya kadar yayıldığı Göktürklerin koydukları Balbal adına karşılık , Mezapotamya’da Sümerlere ait Ur Kıral mezarlarına rastlandığı , böylece gerek coğrafi bakımdan gerek zaman bakımından genişlik ve derinlik gösterdiği anlaşılmaktadır.
BAZI MEZAR TAŞLARI
Mezar taşları olarak baş ve ayak ucunda dikilen veya sandukalı mezarlarda;
1- Baş ucu taşı (Baş Şahidesi)
2- Ayak ucu taşı (Ayak Şahidesi)
3- Yanlardaki taşlar
Özel bir itina ile yapılmakta ve böylece ölen insanların unutulmaması için öteden beri taşcılık , taş işçiliği ve süsleme halinde devam etmektedir. Mezar taşının üzerinde ekseriya çiçek dikmeye mahsus , toprağa kadar giden bir delikle , kuşların toplanan yağmur sularını içebilmeleri için yan yuvarlak ve yürek biçiminde çukurlar bırakılmıştır. Ayrıca bu ölümünde bile iyilik yapmak istediğinin tabiatı sevmesinin en canlı delili olarak da görülmektedir.
Mezar taşlarında sanat özellikleri , tarihi bilgi, kültür, folklor, dinle ilgili husular, şekiller, resimler, meslekler, teşkşlatlar, dualar… görülür. Dini mimari bakımından önem arzeden mezar taşlarında tarih boyunca her hususta değişiklikler olmuştur.
Hayvan sevgisi, bilhassa atlara karşı “ata ait mezar taşları mezar kitabesi” ve mezar atşı bulunduğu gibi hançer , kandil, şamdan, çengel , kalkan , tulumba ve muhtelif dini semboller pek fazladır.
Ayrıca mezar taşlarında nebati süslemelerde sap, yaprak, başak veya yemiş ; yemişlerden Türklerde “ayva, nar, incir”, çiçeklerden ise lale, karanfil, sümbül, nar çiçeği, haşkaş ömemlidir. Mezar taşlarında taş işçiliği , yazı , süsleme sanatları , kıyafet , tarih ve dini tarih önemlidir. Mezar taşları mezarın yerini ve kime ait olduğunu belirtmesi bakımından önemlidir. Bazı mezar taşlarında sembolil manalar ifade eden bir takım figürler bulunur. Örneğin Anadolu’da Akkoyunlu ve Karakoyunluların hakim olduğu bölgelerde koyun ve daha az sayıda olmak üzere at heykeli , hatta insan şeklinde mezar taşları da mevcuttur. Ahlat mezar taşları , teyzine hale sokulmuş ejder motifleriyle dikkati çekmektedir. Bazı taşlarda bu ejder motifleri tamamen teyzine birer kemer şeklinde stilize edilmektedir.
Ayrıca bunların dışında şamdan veya asma kandil motifleri işlenmiştir. Türbelerde çift başlı kartallar görülmektedir. Türk tarihi içinde kuş resimleri , hayvan figürleri ve adlarının bulunduğu da bilinmektedir.
Etiketler: Arkeoloji,Arkeolojik Motifler,Arkeolojik Motifler ve manaları,Ayak ucu taşı,Balbal,Baş ucu taşı,Cenup Bilge Han,Coğrafya,Define Motifleri,Defineciler,Defineciler.com,Defineler,Ehram,Ehramlar,Eski Türk Yazıtları,Göktürkler,Kül Tegin,Kurgan,Kurganlar,Mezar Abideleri,Mezar İşaretleri,Mezarlar,Mozaleler,Roma,Romalılar,Sanat Tarihi,Tarihi Eserler,Yunanistan,Yunanlılar
Kategori: Arkeoloji, Türklerde Mezarlar | Yorum yaz »
Tarih: 08.07.2010, Ekleyen: admin
DOKULAR
Doku:Yüksek yapılı organizmalarda çok sayıda hücre vardır.Bu hücreler kendi aralarında yapısal ve işlevsel birlikler oluştururlar.Canlılarda aynı işlevi yapan hücreler topluluklarına doku denir.
Dokular canlının erginlikten önceki yaşamında başlar ve erişkinliğe ulaşınca son biçimini alır.Hayvanların yapısındakilere hayvansal,bitkilerin yapısındakilere de bitkisel dokular denir.
-HAYVANSAL DOKULAR-
Hayvansal dokular 7 gruba ayrılırlar;
1.Epitel doku 2.Bağ doku 3.Kıkırdak doku 4.Kemik doku 5.Kan doku 6.Kas doku 7.Sinir doku
Bitkisel dokular ise 2 gruba ayrılır;
1.Sürgen(Bölünür) doku 2.Bölünmez doku
Hayvansal dokuları inceleyelim;
EPİTEL DOKU:Vücudun iç ve dış yüzeyini örter.Bunun 4 görevi vardır;Bulundukları organı dış etkilerden korumak,Salgı yapmak,Emmek, Mukus ve benzeri maddeleri iletmek.Epitel doku işlevine göre 2 grupta incelenir;
1.Örtü epiteli:Asıl görevi korumaktır.Ancak bazen emilim görevide yaparlar.Hücrelerinin sıralanışına göre Tek katlı ve Çok katlı olmak üzere ayrılırlar.
A.Tek katlı epitel:Yan yana dizilmiş hücrelerden oluşur.Hücreleri yassı,kübik veya silindiriktir.
a.Tek katlı yassı epitel: Akciğer alveolleri,kan damarlarının iç yüzü ve kılcal damarlarda bulunur.
b.Tek katlı kübik epitel:Omurgalı böbreklerinde,tiroit bezinde bulunur.
c.Tek katlı silindirik epitel:Omurgalının solunum yollarında,incebağırsakta bulunan silindirik epitel emme görevi yapar. ..devamını oku »
Etiketler: Akyuvarlar,Alyuvarlar,Bağ Doku,bakteriler,Biyoloji,Bölünmez Doku,Doku,Dokular,Epitel Doku,eritrosit,Hayvansal Dokular,Hiyelin Kıkırdak,İncebağırsak,İskelet Kası,Kalın Bağırsak,Kalp Kası,Kan Doku,Kas Doku,Kemik Doku,Kıkırdak Doku,Kimyasal Toksinler,Lenfosit,Megakaryosit,Meristem,Mikrobik Hastalıklar,Mitokondri,Monosit,Omurga,Organizmalar,Örtü Epiteli,Parankima DDokusu,Ribozom,Sinir Doku,Sürgen Doku,Tek Katlı Epitel
Kategori: Dokular | Yorum yaz »
Tarih: 08.07.2010, Ekleyen: admin
HÜCRE & YAPISI
Dünyadaki canlıların;insanlar,hayvanlar ve bitkiler hücre adını verdiğimiz küçük şekillerden oluşur. Hücreler çeşitli boy ve şekillerden oluşur. Büyüklüğü ve şekli ne olursa olsun 3 esas kısımdan yapılmıştır.
Hücre zarı:Hücrenin dış iskeletidir. Eriyikleri kolayca geçirir. Bitki hücresinde ayrıca selüloz zar vardır.
Stoplazma :Bileşimi yumurta akı gibidir. Hücre zarının içini doldurur. Hücre yaşlandıkça koful denilen su odacıkları meydana gelir. Stoplazma hücrenin canlı kısmıdır. Beslenme, büyüme, solu- num, boşaltım gibi canlılık olayları stoplazma içinde olur.
Beslenme: Madensel tuzlar,su,protein,yağ,karbonhidrat gibi gıda maddeleri stoplazma vücuda yararlı hale gelirler. Proteinler hücrelerin yapı taşlarıdır. Stoplazmanın çoğalmasını yenilenmesini sağlar.
Karbonhidratlar ve yağlar:Enerjiyi sağlar. Fazlası yağ olarak depolanır.
Solunum:Hücre solunumu; hücrenin oksijen alıp karbondioksit vermesine denir. Hücre içindeki besin maddeleri birleşerek onları yakar ve hücre için gerekli enerjiyi sağlar.
Boşaltım:Ana besin maddelerinin hücre içinde vücuda yararlı hale dönüşmesinden hasıl olan üre, su ve karbondioksit gibi maddeleri hücrenin dışarıya atmasıdır.
Çekirdek:Yuvarlak veya oval şeklindedir. Etrafında bir çekirdek zarı vardır. İçindeki sıvıda stoplazma yapısında fosforca zengin kromotik iplikçikler bulunur. Çoğalma çekirdekte olur.
Hücrenin Çoğalması
Canlı, hücrelerinin çoğalmasından meydana gelir. Hücrelerin ömürleri ortalama 22 gündür. Bu eksilmeleri tamamlamak için saniyede milyonlarca çoğalma olur.
2 türlü çoğalma vardır.
1)Amitoz çoğalma
2)Mitoz çoğalma
Amitoz Çoğalma:Amip gibi ilkel canlılarda görülen bu çoğalmada hücre ve çekirdek ortalarından boğularak 2’ye ayrılır.
Mitoz çoğalma:Yüksek yapılı canlılarda görülen çoğalma şeklidir.4 ana safhası vardır.
1)Profaz 2)Metofaz
3)Anafaz 3)Telefaz
I. Profaz: Kromozomlar burkularak kısalır ve kalınlaşır. Birer eş kromozom hasıl ederler. stoplazma içindeki sentrozom 2’ye ayrılarak etrafında stoplazma iplikleri teşekkül ederler. Her biri hücrenin kutbuna doğru kayarken aralarında iğ iplikçiklerini meydana getirir. Çekirdek zarı erir.
II. Metofaz: Kromozomlar ekvatorda düzlem üzerine dizilirler ve her biri iğ ipliklerine takılır.
III. Anafaz: İğ ipliklerine takılan kromozomların ½ ‘si diğer kutba ½ si diğer kutba çekilerek toplanır.
IV. Telefaz: İplikçikler kaybolur. Kromozomların bükülmesi çözülür. Boyları uzar etrafında bir çekirdek zarı hasıl olur. Ekvator bölgesinde stoplazma 2’ye ayrılarak iki hücre meydana gelir.
Hücre çeperi cansızdır. Stoplazma hücre zarının içini dolduran sıvıdır. İçinde su, organik besinler, enzimler, RNA vitamin, salgı, ANP(enerji) ve organeller bulunur.
Ribozom: Bütün hücrelerde vardır.
Etiketler: Amitoz Çoğalma,Anafaz,ANP,Biyoloji,Çekirdek Zarı,Hücre,Hücre Zarı,Hücreler,Karbohidratlar,Karbonhidrat,Koful,Madensel Tuzlar,Metofaz,Mitoz Çoğalma,Profaz,protein,Ribozom,RNA,Stoplazma,Su,Telefaz,Yağlar
Kategori: Hücreler | Yorum yaz »